0 Comments

KAYGISIZ ZAMANLAR / KAYGISIZ ZAMANLAR
El arası tınıp, birevdin birev men isi yok, âr kim
öz tilegin, öz süygenin etip yaşaytagan, atadın ba
lağa, üykennin kişkeyge, baydın kullıkşıga, alladın
kullarına iyelik etip yatkan zamanları. El halkının
kaygısız ken maydanda at saptırıp süngi urıp,
köringen bir toydan kalmay yürgen zamanları.
Mine bu zamanlarda el arasında üykenlik, baylık
pan et kazangan Küntuvgan âpendi halk arasında
ne saklı üyken bir hürmet pen yürgizilse de, âr
kimnin aldmda Küntuvgan âpendidin, kaygısız bir
âdem dep tanılsa da, onm da özine köre bir
“kaygısı” bar edi
Küntuvgan âpendige karaganda, mal dâvleti
men kop kem tamlgan, el arasında sıy-hurmeti de
kalay-solay bolgan Arslan âpendidin agasınnan
kalgan on yeti yaşlık Yımabiykedi alıp ta, munın
neşe yıllardan beri üyken bir idiya saklagan yas
kızga, yade bir yas kelinşekke iye bolalmavı, rası
onday bir zattın tabılmavı Küntuvgan âpendidin en
üyken bir “kaygısı” edi. Ama ol “kaygı” uzakka
barmadı, el arasında aksakal Küntuvgan âpendige
on üş – on dört yaşlık kız tabıldı.
Mine bu zamanlar – kaygısız zamanlar edi, bu
zamandagı kaygılar da, yazgı karday, bir zaman tas
bolıp kete koyatagan edi. Küntuvgan âpendidin de
niyeti yerine yetken son, burmgı oylar, yas kız aluv
kaygısı kutardı, turmıstı buzganday bir zat körin-
medi. Üyken sıylar, at saptırıp etken toylar, issiz-
likten bir-birine konak bolıp yürüvlerden başka bir
zatbolmadı.
Bu yaktan is ârüv edi, kaygı yok edi, üsti bütin,
tamak tok, şatlık kop, kazısı, kozısı, kımızı, barı da
mol edi.

İl arasında sakince kimsenin kimse ile işinin
olmadığı, herkesin kendi dileğini, kendi istediğini
gerçekleştirerek yaşadığı, babanın çocuğuna, büyüğün
küçüğe, zenginin işçiye, Allah ‘in kullarına sahiplik ettiği
zamanlar.İl halkının kaygısızca geniş meydanda at
koşturarak, süngü vurup, görünen bir eğlenceden geri
kalmayarak yaşadığı zamanlar. şte bu zamanlarda il
arasında büyüklük zenginlik ile ad kazanmış Küntuvgan
efendi halk arasında her ne kadar büyük hürmet görüp
yaşasa da, herkesin önünde (Küntuvgan efendi) kaygısız
bir insan olarak tanınsa da onun da kendine göre bir
kaygısı vardı.
Küntuvgan efendiye baksan, malı mülkü ile kıymeti
az bilinen, il arasında saygı ve hürmeti de şöyle böyle
olan Arslan efendinin ağabeyinden kalan on yedi
yaşındaki Yımabiyke’yi alıp, nice zamandan beri
duyduğu büyük bir arzuyla, genç bir kıza, ya da bir genç
geline sahip olamaması ve kendine göre bir şeyin bulun-
maması Küntuvgan efendinin en büyük kaygısı idi. Ama
o kaygı uzun sürmedi, il arasında, aksakal Küntuvgan
efendiye on üç – on dört yaşında bir kız bulundu.
şte bu zamanlar – kaygısız zamanlar idi, bu
zamandaki kaygılar da, yazdaki kar gibi, bir zaman
sonra taşlaşıp giderdi. Küntuvgan efendinin de niyeti
gerçekleştikten sonra, eski düşünceler, genç bir kız
alma kaygısı bitti, düzeni bozacak bir şey ortaya çık-
madı. Büyük hürmetler, at koşturup yapılan düğünler,
işsizlikten birbirlerine konuk olup durmalardan başka
bir şey olmadı.
Bu taraftan iş iyiydi, kaygı yoktu, üstü bütün,
damağı tok, şenliği çok, kazısı, kuzusu, kımızı, her şeyi deboldu

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Paylaşımlar