0 Comments

CAVUN CAVA MI?

Menakay, o korantadın en kişkene kence balası bolgan üşün dedesi, nenesi, üykenbabası onun kıtırmırlıklarına azakay külgen üşün erke bolup kalsa da özü de kıtımır edi. Erke de kıtımır da bolsa akıllı bir bala bolgan üşün yasagan kıtımırlıklarına kimse kızmaz edi. Köylerindiy koranta kaklı da leşperlikmen geşinirler, cavun cavmasa ekken biydayları ösmez, o cıl munalırlar. Cavun cavsın dep kökke karap tururediler. O cıl da kış kuru suvuk yasadı, kar azakay cavdı. Cavundun cavayık vaktı keldi ama köp etip cavmagan üşün kıraş cerlerge egilgen eginler cılız bolup kaldı. Korantadın kalkı akşam bolsa cavundun cavmaganın aralarında aytıp konuşurlar Akcigit de bulardı tınlap mugayır ama belli etmez edi. Akşam ötmek cegen sora köydün aralıklarına şıgıp akranlarıman oyun oynaganda, akranları arasında birevi:

Şingenedin tayağın kişkene balalar oga tuyguzmay alıp sokur kuyuga atsalar, cavun cavadı eken, dep ayttı.

Künlerden bir kün akşam üstü kas kararmay köydün işinde cuvurup oynap cürü ediler, köydün tısında abibla akaydın arman cerindin künbatar yağındakı kişkene bayırda bir şadır kurulganın kördüler. Şingeneler kelgen dep o yaka bardılar. Köylerine er vakıt kelgen bir şingene akayı tektalika at arbasıman kelgen, kenarları aşık bir şadırdı ağaç direklerge baylap kerdirip bir cayuvdu cerge cayıp, birkaş tösekmen corkandı üygenler, şadırdın kenarınada cerge say şukur kazıp kişkene ot cakkanlar. Şingene akayı otka temirlerdi tıgıp oyşak yasapyatır, bikesi de telis sık tellerdi kasnakka şöküşmen kerdirip, elek yasayık boladı.

Kelip oturunuz dep ayttı şingene akayı. Oturmay keş boldu dep cuvuruklap üylerine kayttılar. Akşam bolganda üylerinde gene cavun cavmaganı aytılıp basladı. Menakay aytılganlardı tınlagansaytın mugaydı, şokası da:

Cuvuk köyler cavun duvasına şıktılar, bizim köyde şıksa endigi aruv bolayık, dep ayttı. Menakay:

Yarın ekindi geşip akşamga tuvra cavun cavar beklim, dep aytıp üyde köy işine şıktı. Üy kalkı onun bılay şiylerin bilgen üşün külüsselerde cengelerinden birevi;

Mınavı gene bir kıtımırlık tüsüngendir ya yarın ertengi kün körermiz, dedi. Ertengi kün boldu üydün kalkı işlerine ketti. Menakay da turup ötmegin cegen son azbardan şıgayık bolupyatkanda şingene bikesindin cavurnuna elek, şeltek tiy şiylerdi tiyep, bir koluna üşbeş oyşak, anavbir koluna da tayağın alıp onlardın porta kapılarından kiryatkanın kördü. Cuvuruklap akranlarındın kasına barıp:

Akşamkı körgen şingene bikesi bizim üyge keldi, anamalarman komşubikeler de bizge cıyılıstılar, ayatta oturup elek ne satıp alayık bolupyatırlar, tayağında bosagadın aldına tasladı onu barıp alıp kaşayık dese de üyerdeki balalardan birevi:

Onlar şingene bosa da tilenmiydiler, em de bizim köymen cuvuk köylerde tutas alem onlardı tanıydı, yat bolmaz mı? degende üyerdeki balalar:

Cavun cavmay turu, tileniyik şingenedi beklep oturayıkmız mı, ketip alıp kaşayık, dediler. Menakay alardın azbarına barıp sundurmadakı ayat kapısındın bosagasına süyelgen tayaktı alıp kaştılar. Murzakay akay şerge köşüp azbarındakı kuyuda şöp, kül ne atılgan üşün suvu coyulup tolmagayatır bolgan üşün sokur kuyu bolup kalgan, aketip oga tayaktı attılar. Akşam boldu cavun ne cavmadı. Menakay’dın cengesi de akşam ötmek ciyatkanda oga aylanıp:

Kanı cavun cavayık edi, degende; Menakay:

Şingene bikesindin tayağın karadınız mı? dep ayttı. Olar da külüsüp tayaktın coytulganın sen kaydan bilesin degende:

Cavun cavsın dep biz alıp sokur kuyuğa attık degende, cengesi ana birevlerine köz kımıp;

Tayaktı atkanıman cavun cavmaz, sokur kuyuga birev tüsüp tayaktın basında kuyudun tübünde otursa cavun cavadı eken, sen kuyuga tüsüp beklesen cavun cavar, dep aytkanıman ertengi kün gene balalar köydün aralıklarında cıyılıp oynıyatkanda, şingene tayagın sokur kuyuga attık yene cavmadı dediler. Menakay da akşam cengesindin aytkanın onlarga aytkanıman, aralarında onlardan biraz üyken ama tevekkel Velişa’dı beline cip baylap kuyuga tüsürdüler. Menakay da oga:

Cavun cavmay sakın şıkma dep ayttı. Ana balada tevekkel bolgan üşün bolsun dep kuyuga tüstü, kuyudun kapağın kapatıp biraz beklediler yene cavun ne cavmadı. Akşam kas karardı, Velişa üyge kaytmagan üşün atasıman akası karap şıktılar. Biraz kıtımır bolgan üşün Menakay’ga sordular. O da kuyuda dep ayttı. Murzakay’dın kuyusuna barıp cogardan bakırıp karasalar, Velişa kuyudun tübünde oturu eken. Cogardan arkan ciberip:

Beline bayla da seni cogarga tartayık deseler de Velişa kuyudun tübünden bakırdı:

Menakay maga cavun cavmay sakın şıkma dep ayttı, cavun cavsın da men olay şıgarman, dep erisip şıkmadı. Velişa’dın akası Söyün de kuyuga tüsüp şıgarayık bolganda, üyerde bolgan kalktın balalardın arasındakı Menakay da Söyün’ge aylanıp:

Söyün akam sen tüsme, onun özü şıgar, dep cuvurup üylerine ketip anasındın şolpusuman suv tolu bir kuman alıp keldi. Kuyudun avzuna taman şolpudu tutup kumandan şolpuga suvdu kuyganıman kuyudun tübündeki Velişa cogardakılarga bakırdı:

Cavun endi cavyatır ya mina arkandı belime bayladım meni cogarga tartınız, dedi. Tartıp Velişa’dı şıgardılar. Yene akşam ötmeğinde atası:

Yarın cavun duvasına şıgayıkmız, sen de akranlarınman barabar kelirsin, duva etermiz, sizin yasaganınızday şiyler bolmaz dedi.

Yurdumuzda kurak geçen kış mevsimi ve bilhassa yağmura çiftçilerimizin pek çok ihtiyacı bulunduğu bu mevsimde bol yağmur için Yüce Allah’a bol bol dua etmekten başka çaremizin olmadığını düşünerek, hayırlı yağışlar dileğiyle… Sav bolup, savlukman kalınız.

01 Mart 2008

Necdet ÖZEN

Aktepe (Rıpkıye) Alpu – ESKİŞEHİR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Paylaşımlar