0 Comments

YAVUR YÜZÜ
“Yavur yüzü”nü üylerde yasay edik. Akşamdan ketip çayırlardan çalı çırpı toplay edik. Bir azırlana edik yavur yüzü-ne üylerni ne. Üylerge ketirip pencerelere ısırgan, sarımsak süre edik, cadı kelecek eken. Sabah erkesten önce turup -bayır aşağı edi bizim bakşelerimiz-, bakşenin aşağısına ketip yuvarlanıp yuvarlanıp “cengilliğim özüme, avurluğum yavurga” diy edik. Akşam da ateş caga edik, üzerinden atlay edik, “cengilliğim özüme, avurluğum yavurga!” dep. Sabasına ama paskalye bola, yavurlar da yumurta ne boyay, biz balamız o zaman, anavlarga bayram kayırlap baramız utanmadan- akşam yavurga berdik, berdik, sabah da bayramlarını kayırlaymız! Bir Çiro degen -bek yaramaz edi- bir komşumuz bar edi: “Ya, akşam avurlugunuu yavurga berdin, berdin, şimdi de bayrama geldin, hoş-geldiniz”, diy edi zavallı. Onlar Tatarca anlay ediler.
KAYNAK:Kırım Tatar Göç Hikâyeleri IV: Şükürzade GÜNGÖREN
http://www.kirimdernegi.org/istanbul/bahcesaray/yazi.asp?yazi=200701006

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Paylaşımlar