Ekleyen : Necdet ÖZEN
CAZ KIDIRUVU
Börakay’dı atası üy tutup şerde okutadı. Mektepler kapangan kün akşam köyge ketip üstündeki kiyiyklerin şeşer köydeki leşperlik işine baslar, ta mektepler aşılganda gene üstün basın kiyinip şerge barır, mektepke devam eter edi. O cılda kene aynısı boldu. Mektepke barganda kollarındın üstü şatlak, erni carılgan. Özündün sınıptakı arkadaşlarındın köbüsündün betleri cıltıraydı.
– Kene mektep basladı, kıdırıv pitmegeyyedi dep mugaydılar.
Börakay man özündüy etken leşper balaları da mekteptin baslaganına işlerinden süyündüler. İssi künde kün tuvup kas kararganşek şalışkanları üşün anav şeer balalaları onu bilmiydiler. Cazdın künü kıdırıvga kaysı deniz kenarına ketkenlerin, kaytip yüzgenlerin, keşe bolsa ot cağıp tögereginde cıyılsıp dürkü aytıp eğlengenlerin ayttılar birbirevlerine. Candan adanası sordu Börakay’ga:
– Sen kayerge kettin bu tatilde?
– Men dedi Börakay, iş denizdi körmedim. Biz leşper balasımız, sizdiy tadilge nege ketamaymız, leşperlikte atlarman avur ve uzun boladı, atama da kisi kerek onun üştan şalışamız.
Biraz sora ders basladı, ilk dersleri de Türkçe edi. Öğretmen, koşkeldiniz tadiliniz kalay geşti dep soradı. Sınıptın köbüsü deniz kenarına, göl kenarına, cazlıklarga ketkenlerin ayttılar. Özündüy birkaş köylü leşper balasındın aytayık birşiyleri yok edi. Köplük şeer balası bolgan üşün onlardı tınlagan bolmadı. Öğretmen de o vakıt tadilde neler ettiniz sizge ödev, yazıp beriniz körüyüm dedi.
Börakay tüşündü; yazmay berse öretmen kızayık, yazsa deniz körmedi şalışmaktan başka. Oturup bılay etip kıdırıvun yazdı:
Menim kıdıruvum mektep kapangan kün köydün otobosuna cuvurup cetip mingen de basladı. Basımdakı şapkadı, antermen kıravattı, kiygen kiyiyiklerimdi anama şeşip berdim, Anam şantamman şeşkenlerimdi cıyıstırıp saldı. Keşe üyümüzde cattım, tan atkanga cuvuk atam catkan odamdın terezesindin camın tıklattı, turdum. Anamdın pisirgen laksa şorbadı işip, koluma şapa alıp, bosta yerge kettik. Bizim ızanlarga egüvlü biydaylar bu günlerde yeşil denizdiy bolur, işine kirip caldıyalmasak ta onlarga karap işte bizim denizimiz dedim. Kavun karbızlar, kün tabaklar bir de ızanlardın kenarına egilgen kıraş kabaklar canı şıkmağa baslaganlar, yabancı otlardı birkaş kün şapaladık. Bostan şapası pitken son atlarımızdı şayırga aketip uzun arkanlarga noktalarından baylap, cerge temir kazıklarman şağıp şimende otlattık.
Kas kararganda köyge kaytıp, gene erten tan atyatkanda turup şayırga akettik. Şayırda atlardın otlatılması kolay edi ama bu bek köpke barmadı. Bizim yeşil denizimiz sarıga aylandı. Orak makinamızdın pışakların atamman emmim kün evelinden şarman kayrap, makinadın tegerşiklerin maylap azirlediler. Bu orak makinalarına dört at cegilir, cay degen cerine balaban kisilerden birevi, arkaga balkalardı yasayık yene balaban kisi oturur ama aldındakı eki attı aydamak üşün atlardan birevine mendiy etken kişkene balalar minerler, onlar atlardı aydarlar, makinada şalıp cürer. Izandın basına barır, kün tuvup azakay köterilgen son biyday saplarındın kaytıklığı ketkende şalmaga baslar, kün batkanşek şalışırmız. Bizim tadildin en zor yağı da budur. Atlar yorulganda azakay mola berilir, o vakıtta balkalardı tırnavuşman tırnap, senekmen üyüp şiren yasarmız. Akşamları bazı da sokakka şıgıp köydün balalarıman oyunlar oynasam da erten turmak zor bolgan üşün tez kaytıp cattım. Bazı da köyge erek köylerden, şeerden misapir kızlar kelgende köbete pisirip cıyın yasadılar. Orak vaktındakı tek eğlencem bu boldu. Orak pitken son metiylerdi at arabaga salıp, işine kır şeşmeden suv tolturup, arman cerge tasıdık. Arman cerge suv şaşıp üstüne atılgan iri tobanlardı tokmak tasman taptap, arman cer azirledik. Can canga eki arman cerimiz bar edi, birevine tasuv arabaman biyday tasıp, azirlegen son üş atman düven ceger, o aydalyatkanda ana birevine tasuv arabaman saptı tasıp düven aydamağa azir eter edik. Düvendi mendiy etken kişkene balalar aydağan üşün akşamga şek düvendin üstünden tüsmegen künlerim boldu. Atlarımız suvsaganda suvgarmak üşün köydün orta şeşmesine aketip suvgarıp akelmek bek aruv bolatagan edi.
Arman köterilmiy köyde toylarda bolmaz, bu caz bir eki sünnet toy boldu, yene bek aruv eylendik. Bir tane de üyken toy boldu, dört kün toy yasalır ya kündüz düven aydap, akşam toyga kızlarga karamağa ketken üşün eğlendim ama yukusuzluktan yoruldum. Arman pitip, kıştın künü koylardın, atlardın, sıyırlardın ciyik tobanların samanlıkka tolturup, bostanlardı buzup, işler pitti diyatkanda askanaga karadım; anam kuru pasle, kartop, bulgur day şiylerdi torbalarga tolturup, avuzların tüyüpyatır. Ne boladı? dep soraganda;
– Yarın senin mektebin baslamaymı, a balam, saga ciyik birşiyler azirliymen dedi.
Men de o vakıt anladım ki bizim caz kıdıruvuman deniz tadilimiz pitti, şimdi mektebimizge keldik.
Börakay bunu yazıp berdi, birttakı derste öğretmen keldi, numarasın okup onu taktaga turguzdu. Börakay korktu, moynun büktü, ketip taktadın kenarına tigildi. Öğretmen sınıpka aylandı:
– İşinizde en aruv caz gezmesin (caz kıdıruvu) arkadaşınız yasagan, O ga on numara berdim dedi.
1955-l960’lı yılların Nogay Türk köyünde bir öğrencinin yaz tatilini anlatmaya çalıştım. Şimdilerde o zahmetli çiftçilikler kalmadığı için yeni yetişmekte olan gençlerimiz daha iyi şartlarda okuyup, yurdumuza ve milletimize yararlı gençler olurlar, düşüncesindeyim. Okulların kapanıp tatilin başlayacağı bu günlerde herkese iyi tatiller dilerim. 26 Mayıs 2007
Necdet ÖZEN
Aktepe (Rıfkiye) – Alpu – Eskişehir
