0 Comments

TOY
“Köyde bir toy bolacak bolsa gün evvelden, akrabalarından biri ata binip ev ev dolaşıp “ey cemaat filancada toy bar herkes toyga!” dep şakıra edi. Herkes ertesi gün en şık elbiselerini kiyip, takılarını takıp toyga keleler, zengin aileler toyga kele ekende koyun, dana gibi kesilecek hayvan ketire ediler. Toy sırasında çok güzel bir iş bölümü olurdu. Bu iş bölümünde yemek pişirecekler, sof-ranı kuracaklar, bulaşık yıkayacaklar ayrılır, peşkum denilen büyük sofralarda yemek yenirdi. Bir seferde 15-20 kişi otu-rurdu. Ayrı bir yerde de iki erkek kahve pişirip iki erkek de hem kadınlara hem erkeklere servis yapardı. Toy Perşembe başlayıp Pazar biter, 3 gün sürerdi.
Bir kişi “kızlar kız çıkarmaya!” diye bakıra edi, kızlar kız evinde eğlenir, gelini “konak” denen bir yere çıkartıp, törge oturtup eğlene ediler. “Perde kapa-ma” adeti bola edi eskiden, bizde olmadı. Sultan Abla’nı (Necip Hacı Fazıl’ın hanı-mı) perdenin artına kapaganlar. Bakıran kişi “akaylar da kahve dövmeye!” diye erkek evine çağırırdı, dövülen kahve toy evine verilirdi, toyda kahve pişsin diye. Birinci gün katlama, kuruyemiş, meyve sinilerle kızlara giderdi. Kızlar bu meyve ve kuruyemişleri peçeteye koyup küçük çocuklarla beğendikleri delikalnlılara gönderirdi. Sonra erkekler de kız evinin camına karanlıkta gelip kına koydurur-lardı. Camda ev sahipliği yapan bir kız durur, erkek bu kıza “misafir filanca kıza kına koydurmak istiyorum” der, kız da isterse kına koyardı. Bunun sonucunda böyle tanışıp, evlenenler bola edi.
Takı olayı nişanda olduğu için toyda olmazdı. Herkes toy evine yensin diye yiyecek, et, meyve, kuruyemiş, bir şeyler pişirip verirdi. Kız istenince nişan için is-tekleri oluyordu, başlık parası, takı, kesi-lecek hayvan. Bunlarda nişan da gittiği için toyda hediye olarak kap kacak giderdi yardım olsun diye. Bu kız tarafındaki toyuydu.
Aynı zamanda oğlan tarafında da toy bolurdu, oğlan tarafın kızları horoz tel-lerdi, akşamına da damadın arkadaşları “çırak” tellerdi. O bittikten sonra çırakla oynarlardı. Çırak tellemeden kalan sofra-nın kalıntıları olan boş siniyi alıp toy evine gidip bahşiş isterlerdi. Oğlan evi de sıpra keldi dep caşlarga bahşiş bere ediler. Sabah gelin almaya gidilir, o çırak da gelin evinin kapısına asılırdı. Anlamı Tatarlar’da kadın erkek eşitliği.
Diğer toy adetleri şöyleydi; gelin sağ ayağıyla inerdi, bereketli olsun diye. Geli-nin başından para ve yemiş atılırdı, gelin oturaklı olsun diye kaynana gelini yere çömelmiş vaziyette beklerdi. Arabadan inince kaynata geline elini öptürür ve dana, tarla gibi, vaatte bulunur-du. Gelinin evi gelin indikten sonra süs-lenirdi. Duvarlarnı bütün “şevre”men, oyalı neli “testimal”larman, cavlukman süsliy ediler. Menim üyüme Bulgarlar kelgen edi, onlar resimge çekken ediler. Tavanın ortasına yuvarlak araba teker-leginin kasnağını sala ediler. Ablamın to-yunda duvarga bir santim araman sıraman çivi çaktılar. Ondan son mınavı çividen ala anavı çivige, anyerde dolana, anavı çivige, mınavı üyün alay yagı kırnap cibi ola. Ciplerge oyalı oyalı çemberleri asalar ve saya ediler, kaç tane çemberi grepi var diye. Men ufak oyalar ördüm, onday kalın oyanı hep paraman ördürdü annem. Ge-linin yatacağı odanın tavanları bile süs-lenirdi, bu süs de gelin çocuk doğurana kadar dururdu.
Gelin indiği ertesi gün erkeğin sülâ-lesi elini öptürmeye gelirdi. Bu olayın adı “tanış”. Gelin büyüklerin elini öper, herkese de marama, havlu, çorap gibi hediye verirdi, büyükler de geline para verirdi.
İlk Cuma gelince de erkekli bayanlı gençler gelinin evinde toplanıp eğlenirdi.
Gelinle damadın 1-2 oda da olsa ayrı evi oluyordu ama genellikle kaynana ve kaynatayla aynı bahçe içinde otururlardı.
KAYNAK:Kırım Tatar Göç Hikâyeleri IV: Şükürzade GÜNGÖREN
http://www.kirimdernegi.org/istanbul/bahcesaray/yazi.asp?yazi=200701006

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Paylaşımlar

ŞINLAR

DERLEME:Abdülkadir DARICAN. Yaş:? Şongar,Romanyanın Köstence vilayetinin Beşoğul köyünde doğmuşur.Yazdım çızdım…

NOGAYŞAY

NOGAY ŞAYIMNogay şayım sarı şay, Nogay ŞayıBal şekerden tatlı şay,Nogayımdın…