0 Comments

TOYLARIMIZ
TATLIKUYU KÖYÜ – KORAZ TELLEME
Tatarlar düğüne toy derler. Toy, toymak-doymak fiilinden yapılmış bir isimdir. Çünkü, adet olarak, düğünlerde çok yemek hazırlanır, yedirilir ve herkes çağırılır. Köylerde, yapılan düğünlerde bütün köy cemaati sofraya buyur edilir ve doyurulur.
Kış mevsiminin sona ermesi ile baharın müjdecisi Hıdırellez ile başlayan etkinlikler yaz boyu devam eder. Hıdırellez (6 Mayıs) akşamdan başlar ateşler yakılır gençler üzerinden atlar, eğlenirler.Kartanaylar, anaylar ertesi gün için maykalakay ve çeşitli hamur işleri yapar, yumurtalar renkli haşlanır, herkes bir şeyler hazırlar. Kartı caşı Hıdırellez yapılacak yere gruplar halinde giderek bir piknik havası içinde yer, içer eğlenir. Bu arada birbirlerinde gönlü olan caşlar bu fırsatı değerlendirerek birbirlerine açılırlar. Anlaşan gençler daha sonra bu durumu anne-babalarına anlatıp evlilik yoluna girerler. Bu arada cavşılar (arabulucular) bu hayırlı işi çabuklaştırırlar. Ortam sağlandığında bu hayırlı iş için kız evine gidilirolay bir iki defada kesinleşir. Belirlenen tarihte erkeğin anne-baba ve yakınları ile kız tarafına bohça götürülür. Daha sonra kız tarafı iadeyi ziyaret yapar bu gidiş gelişlerde nişan tarihi belirlenir.(gebzeo)

Delikanlinin ana-babasi begendikleri kizin evine bir cavçi (dünür) gönderir, “Allah’in emri, Peygamberin kavliyle” kizi isterler. Cavçi babasini razi etmekle yükümlüdür. Bunun için de ciddî bir gayretle çalisan cavçi, günlerce kiz evine gelir gider kizin ailesinin razi eder. Daha sonra kizin ebeveyni “Söz bir Alla” der, kizlarina istedikleri merileri (takilari) belirleyip, gene cavsi kanaliyla delikanlinin ailesine bildirirler. Daha sonra nisan günü kararlastirilir.(tatlikuyu)

. Kuda ve kudagıy (dünürler) gönderilerek yapılan kız “istetme” den sonra sonuç olumlu ise aile arasında “piy” adı verilen küçük birsöz kesme töreni yapılırdı. Piyde gelin kıza elbise, anne babalara hediyeler alınırdı. Erkek taraf bu hediyeleri işlemeli şık bir “bohça” içinde getirdikten sonra kız taraf da ayniyle mukabele hediyelerini erkek tarafa sunardı.(mesudiye)

Nişanda erkek taraftan yakınlardan amca, dayı vb. den oluşan biraz daha kalabalık (8-10-15 kişi) bir erkek grup kız evine kızın çeyizlerinden ve erkek tarafa hediyelerden oluşan sandık götürülürdü. Sandık ve diğer hediyelerin alınış verilişleri sırasında erkek taraf kudalarından çocuklar ve caşlar (genç kız-erkek) için hediye ya da çoğunlukla para alınması adettendir (erkek tarafından bunun için önceden biri görevlendirilir). Dualar edilip, yemekler yenilip, kahve, çay içildikten sonra erkek taraf kız tarafın hediyeleri ile birlikte döner.(mesudiye)
Nisan günü erkek evi, on bes-yirmi civarinda quda (erkek temsilciler) gönderir. Qudalar giderken erkek evinin kiz evine gönderecegi hediyeleri de götürür, orada ikram edilen yemegi yer, hayirli olmasi için dua ederler. Sonra gelinin yakin akraba veya komsularindan bir delikanli bir sini ile içeri girer ve “Sipra qalaylanacaq, qalaysiz qalgan bu sipra” diye siniyi misafirlerin önüne koyar. Gelen qudalar da ayri ayri gönüllerinden ne koparsa bir miktar parayi o sininin üstüne atar, üstüne de getirdikleri hediyeleri birakirlar. Sini daha sonra kizin annesine götürülür, kiz tarafinin hediyeleri de gelen qudalara verilir. Kiz tarafi ayrica gelen qudalarin her birine birer tane havlu verir, arabalarina çevre baglarlar. (tatlikuyu)

Daha sonra dügün günü tesbit edilir.
Nişan merasimi kızlı erkekli kulanır ve milli oyunlar oynanır. Aynı günün akşamı kız evinde cıyın (toplantı) tertiplenir. Oyun havalarının çalıp oynandığı evde gündüzden kaş-göz anlaşan gençler o gece birbirlerini sevdiklerini ya da sevmediklerini belli edecek şekilde şınlarlar (Bkz. Kültürümüz-Şınlar) geç saatlere kadar devam eden bu eğlencede gençlerde sevinende olur üzülende. Son zamanda Gebze’deki en meşhur şıncılar (kedaylar) rahmetli Rafet Yılmaz ve Börü Osman’dı. (gebze)

Toy zamanına 5-10 gün kala gelin olacak kızın akranlarının evlerinde sırayla cıyın tertiplenirdi. BU cıyınlarda erkekler kızların toplandığı evin camına gelir kızlarga şınlar, kızlarda pencereden bu şınlara karşılık verirdi. Bu cıyınlar toyga şek başka başka evlerde yapılırdı. (gebze)

Kız evi ile oğlan evinde ayrı yapılan eski zaman Tatar toyları (düğünleri) hala bazı Tatar düğünlerinde aynen uygulanıyor. (toydemir)

Toylari duyurmak için çevre köyler “oquyuntu” adindaki
sekerle davet edilir.(tuzlacik)
Çok sayıda hayvanların kesildiği, üç gün üç gece şenlikli bir şekilde devam eden düğünlerde içki içilmezmiş. Toylarda “toy ötmegi” (düğün ekmeği) pişirilirmiş. Genellikle damat evi tarafından kız evine çibörek ve basma yollanır, oğlan tarafına da hayırlı olsuna gelenler yiyecek getirirler, çevre armağan ederlermiş.( Darıözü)

CARSAMBA
Çarşamba günü atla kave tüymege çağırılir bir bakıma toyun duyurulması gibi düşünülebilir.(subasi)
Tirnaksiz köyünde Çarsamba günü baslar. Komsular ve akrabalar dügün evinde toplanir, gelecek misafirlere sunmak için kahve kavrulur, sogum soyulur (hayvan kesilir), katlama ve baklavalar yapilir.(sakarya)
Dügün Çarsamba “qave tüymege” diye hisim akraba ve köylülerin davet edilmesiyle baslar. Paqlava (baklava) yapilmasi, sogum soyulmasi gibi hazirliklar Çarsamba günü yapilir.(tatlikuyu)

PERSEMBE
toylar Perşembe gününden başlar, Pazar günü sona ererdi.
Persembe gününden mevlût okutularak baslar, ayni gün sogum soyulurdu.Toy boyunca et ihtiyacini temin için sogum olarak genellikle dana kesilir(güroluk/kızılsuvat)
Perşembe günü toy başlardı. Bahçeni köşesinde yakılan ateşe oşaklar (sacayaklar) salınır üzerine kazanlar oturtulur aşçı anayman yardımcıları nezaretinde çorba, et yemeği, bokta (pilav) vb. yapılırdı. Toylarımızın simgesi Nazım Akayın davul zurna ekibi İstanbul Şehremini’den getirtilerek 3 gün 3 gece toy üyü şenlendirilirdi. Nazım akay gelen misafirleri şakırtuv avasıman (hoş geldin müziği) bahçe kapısında karşılar ve bahşişlerini alırdı. Bahçeye kurulan masa ve ikramlardan damadın sağ kolu sadıç sorumluydu. Yemek içmek isteyen sadıçı yakalardı.(gebze)
âdetden olan, düğünün et ihtiyacını karşılamak maksadıyla genellikle dananın kesilmesi (sogum soyulması) ile Perşembe gününden başlanan toylarda aynı gün yakın komşulara ve cemaate aş verilir, kahve tüyülür,(kokluce)
Perşembe gününden sogumların soyulması ile başlar(kalkanli)
Perşembe gününden genellikle dananın kesilmesi şeklinde olan sogum soyma ile başlar,Sogum soyulmasını müteakip aynı gün komşu ve konakbaylara yemek verilir.(kirec)
Toy Perşembe günü kave tüyme ile başlıyor. Perşembe günü katlama-şilter yapıp toy sahibine götürülüyor.(subasi)
Perşembe gününden kayve tüyülmesi (döülmesi) ile başlar(aksakli)
Perşembe gününden düğündeki et ihtiyacının karşılanması için hayvanın kesilmesi olan “soğum soyulması” ile başlar(karacobanpinar)
Persembe günü dügün evinde bayrak dikilmesiyle baslar(tuzlacik)
Persembe günü ata bindirilen bir çocuk köydeki her avluya girer ve “palençeniñ üyüne qazan asmaga” diye bagirarak, köydekileri dügün evine çagirir. O günü “qavelte” hazirlanir. Qaveltede qazan paqlavasi, qatlama, ulqum gibi yiyecekler bulunur. Bundan sonra toy hayirlamaya gelenlere qavelte ikram edilir.(tatlikuyu)
Toyun baslayacagi gün dügün sahipleri davullu-zurnali ev ev gezerek
toyu tekrar haber verirler. Bayrak direginin sagina ve soluna birer elma asilir. Bayrak
dikilince gençler elmalara tas ve saire atarak düsürmeye çalisir. Düsürebilenin kismetli
olacagina inanilir.(tuzlacik)
Perşembe günü sogum soyulur, qave tüyülür, qatlama ve baqlava pişirilirdi.(pasakadin)
Toylar ise Perşembe günü erkek tarafa akrabalar, komşular tarafından içi Katlama, Bohşa, kurabiye, elma, fıstık şeker vb dolu olan “sini” (sofra tepsisi) ve içinde de paket içinde toy kayırlav (hediyesi)gönderme ile başlar. Sini ile gelen yiyecekler gelen misafirleri ağırlamada da kullanılır. Gelen “toy kayırlavlar” da evin münasip bir köşesinde sergilenirdi. Aynı gün toy için sogum soyulur (düğün yemeği eti için hayvan kesimi yapılır) . Katlama, bohşa, ulkum, kıyık türü hamurişleri pişirilir.(mesudiye)
Toylarda Kırım millî aşlarından qatlama, şiltir (yağda pişirilen, ince, tabak büyüklüğünde delikli aş), maylı (yağlı) kurabiye (şekerin dövülerek yağ ile karıştırılarak yapılan bir çeşit aş) pişirilir .
Persembe günü damat çikar ve gençler bir araya gelip eglenirler.(sakarya=tirnaksiz)

CUMA
Cuma günü şakırtuvlar (düğün evinin misafirleri) ve çalgıcılar gelir,(kokluce)
Toy için misafirler yakın köy veya şehirden Perşembe veya Cuma gününden at arabası ile gelirdi. Köydeki toylarda, toy için Eskişehir’den getirilen altı kişilik çalgıcı takımı, dışarıdan gelen misafirlere “hoş keldi” havası çalardı.(kalkanli)
Cuma gün yemek veriliyor(subasi)
Cuma günü akşamına da köy cemaati çağrılırdı.(kirec)
Cuma günü misafirler gelir, ayni günün akşamına “piliç siyi” adi verilen ağırlama yapılırdı(pasakadin) .
Cuma günü sogum soyulan (düğün için gerekli et ihtiyacını karşılamak amacıyla hayvan kesilmesi)(aksakli)
Cuma günü misafirler gelmeye başlar. Cuma günü akşamı misafir katına (yanına) yemeğe akrabalar ve tüm köy cemaati davet edilir.(mesudiye)
Cuma günü yakındaki ormandan düğünün yakacak ihtiyacını temin için kesilmesi demek olan “toyşeger”le beraber gençlerin odun taşımaları, köye dışarıdan gelen cemaatin köyün girişinde çalgıcılar eşliğinde karşılanmasını müteakip Cuma namazına gidilmesi, gelinin perdenin arkasında bekletilmesi demek olan “perdeye girme” âdeti bugün yaşı 50’nin altında olanlarca bilinmiyor desek yanlış olmaz.(karacobanpinar)
Cuma günü ise kizlar “Qoraz teller” (horoz süsler) ve dügün evinin bahçesinde oyunlar oynarlar. Ayni gün aksami kircimanlar (evli erkekler) ve delikanlılar “şırak teller“, oyunlar oynarlar.(sakarya=tirnaksiz)

Toylarda “koraz telleme” olurdu. Korazı ayağa kaldırıyorlar. Kanatlarının altına destek koyuyorlar. Süslüyorlar, onunla oynaylar. Sonra delikanlılara veriyorlar, onlar yerler, içerler.

Tatar düğün adetlerinde düğün sahibinin ve düğüne gelenlerin aralarında düzenledikleri eğlencede baş kahraman olan bir eğlence materyali “Horoz (şırak) Telleme”. Düğünlerde süslenen horoz; damadı simgeliyor.

Tatar düğünlerinde uzun bir değneğin iki ucuna takılan pancarlarda renkli kağıtlarla süslenerek Cuma akşamı yapılan eğlencede erkeklerin toplandığı heyete götürülüyor. Kadınlar süsledikleri maket horozu ellerine alarak oynuyorlar.(toydemir)

Tatar düğünlerini diğerlerinden ayıran en belirgin özellik kadınlarda Horoz Telleme, erkeklerde çırak Telleme olarak bilinen oyun. Geçmiş zamanlarda bir gün önceden kesilen horoz ve tavuk jelatinlerle terazi şeklinde süslenerek düğününün vazgeçilmez öğeleri haline getiriliyor.(toydemir)

Bir Tatar düğünü yapılıyor. Renkler el işi kağıtlarından. Makaslar, tutkallar var. Kesiyor, yapıştırıyorlar. Bir horoz maketi renklerle telleniyor ama aslında damat telleniyor. Hem tatlı tatlı alay ediyorlar damatla, hem de “Renklendin, kabardın, erkek oldun” diyorlar. Daha doğrusu gelenek böyle diyor. Gelenek, bu tellenmiş horozun bir tepsiye yerleştirilmesini ve akşam herkesin bu tepsiyi eline alıp oynamasını söylüyor. Tatarlar bu geleneğe “horoz telleme” diyor.(sivrihisar-ortaklar)

Polatlı Toydemir, Tatlı Kuyu, Sakarya, Karakuyu Karım ve Romanya göçmenlerinin yoğun olduğu) köylerindeki araştırmalarımızda, kına gününde, genç kızların “Horoz Telleme” denilen bir tür geleneği sürdürmekte oldukları gözlenmiştir. Boynu koparılmadan kesilmiş, temizlenmiş bir horoz, genç kızlar tarafından jelatin kağıdıyla süslenir. Horozun boynuna bir demir çubuk geçirilir ve ucuna bir elma bağlanıp bir tepsiye konur. Daha sonra horoz, oğlan evine getirilerek gençlere teslim edilir. Gençlerin eğlenceleri sırasında bu horoz yenilir ve karşılığında da, kızlara çeşitli hediyeler verilir. Bu geleneğe, yörede “Horoz Telleme” adı verilir.

Toy devam ettikçe davul zurnaman Akay Avası gibi millî oyunlarımız oynanır, kuşak küreşleri yasanır kazanan kureşçige koç hediye edilirdi. Bele sarılan kuşaktan (Belbev) tutularak kureşilirdi. Gebze’nin en ünlü küreşçisi Bortemir Akay’dı. Adetlerimiz arasında kiyev traşıda (damat traşı) önemlidir. Akşam belirlenen bir evde damadın arkadaşları toplanır. Kız üyünde kesilmiş bir koraz allanıp pullanıp süslenir ağzınada bir sigara iliştirilir traş yapılacak eve yollanır. Damat arkadaşlarının arasında bir sandalyeye oturtulur berber tam traşa başlayacakken izleyenlerden biri benden u kadar para traş dursun diye seslenir o an berber durur. Bir başkası benden bu kadar traş başlasın der ve berber işine devam eder. Böylece damadın traşı saatler sürer ve toplanan para berbere verilir. Bu arada tellenen horoz misafirler arasında gezdirilerek bahşiş toplanır. (gebze)

Cuma günü de qavelte ikram edilir, ayrica kizlarla “horaz telleme” adi altinda bir tören yapilir. Bu törende kizlar kesilip, haslanmis bir horozu renkli kâgitlarla süsleyerek âdeta yeniden canlandirirlar, bu horozu ellerine alarak oynar, eglenirler. Oynayan kizlarin kollarina çevre baglanir. Cuma aksami yapilacak “siraq telleme” töreni için gene ata bindirilen bir çocuk , köydeki her avluya girerek “Palençeniñ üyüne siraq tellemege!” diye bagirarak törene köylüleri davet eder. Bu törene damadin yasitlari olan gençlerin katilirlar. Delikanlilar da siraqni renkli kâgitlarla terazi seklinde süslerler. Bu sirada “telli horaz”i yer, içki içer, eglenirler. Gece davul esliginde telli siraqni bahçeye getirir, bunu ellerine alarak oynarlar. Oynayan delikanlilara da çevre baglanir.(tatlikuyu)
Cuma günü bilis (disaridan dügüne gelen misafir) günüdür. O günü aksama kadar bilisler gelir, gelen her bilis için sofra kurulur, qavelte ikram edilir. Esas bilis asi aksam yenir. Atli çocuk bu sefer de köydeki her evi “bilis qatina” diye çagirir. Bilis asinda sorba, etli paqla, botqa, sarma, paqlavai hosap vb. yemekler bulunur. Dügüne gelen bilisler o günü köylünün misafiridir. Her köylü bir-iki bilisi evinde yatirir.(tatlikuyu)

CUMARTESI
Cumartesi günü başlayan toy Pazar sabaha kadar sürüyor.
Cumartesi günü at yarışları ve güreşler yapılır, kazanana hediyeler verilir, kız tarafı erkek tarafına Tavuklu köbete götürür, karşılıklı çınlaşmalar yapılır (kokluce)
Cumartesi akşamı çırak tellenir, Eskişehir’den çalgıcılar gelir, aynı gün akşamı kiyev (damat) tarafı yemek verir, meclis teşkil edilir, bu meclise civar köylerden hısım akraba ve misafirler davet edilirdi. (kirec)
Cumartesi günü erkek tarafında çırak tellemesi yapılır,(kalkanli)
Cumartesi günü yakın akrabalar ve misafirler at arabaları ile gelir En yakın akrabaların düğüne hediye olarak getirdikleri ve adına “süysün” denilen bir koç verilir, bu koçun boynuzlarına ayva, elem gibi meyvalarla çevre de bağlanıyor (aksakli)
Cumartesi günü öğle saatlerinde kız tarafına cemaatle toy hayırlamaya gidilmesi, kız tarafınca gelen misafirlere yemek ikram edilmesi, hediyelerin götürülmesi ki, kız tarafına “misafir konası” diye tabir edilen bu hediyeler arasında her türlü meyve, geleneksel Kırımtatar hamur aşları, çerez vs olur, “telli koraz” (kesilip içi boşaltıldıktan sonra horozun çeşitli eşyalarla süslenmiş hali) götürülür; bu hediyelere karşılık olarak kız tarafının da çeşitli hediyeleri olurdu. Aynı günün akşamında köy konağında veya düğün evince hazırlanan yerde eğlence tertiplenirdi.(karacobanpinar)
Cumartesi günü yakın ve uzak yerlerden gelen bütün misafirlerin davet edildiği “üyken aş” verilir, akşamına da kına gecesi düzenlenir, “çiraq” tellenirdi.(pasakadin)
Persembe, Cuma ve Cumartesi aksamlari erkekler, gençler ve kadinlar farkli köy odalarinda toplanarak oyunlar oynarlar.(tuzlacik)
Düğün törenleri içinde yer alan ve gelinin baba evinde kalacağı son gece yapılan geleneksel uygulamalardan en önemlisi ise hiç şüphesiz “Kına Gecesi”dir. Romanya’nın Dobruca bölgesinde yaşayan Tatar Türklerinde ise “kına toyu”[11] denilmektedir.
Cumartesi günü yeni gelen misafirler ve köy halkı için sofralar kurulur, yemek yenilir. Akşamına kızlar için toy (kına gecesi)yapılır. Toyda kızlar-caşlar karşılıklı şınlama yapılır, darbuka, dare (tef) çalınır, oynanılır. Bu arada söylenen oynanan türküler içinde Kırım Tatar türküleri (“Seydosman”,“Ay bülbülüm” gibi) de mevcuttur. Kına gecesinde erkek taraftan görümceler de misafir olarak gelirler. Gelin kız görümceleri oyuna kaldırır, beraber oynar, görümcelere çember, kayınlara havlu bağlanır. Gece ise kızlar caşların ellerine kına koyarlar.(mesudiye)
Kiyev (damat) tarafı “qına yürütüp” kız tarafına gider ve kına gecesi yaparlarmış. Son gün akşamı öncesi damat ve arkadaşları toplanıp çerez, lokum, qıyğaşa ve çibörek yerler, herkese büyüklü küçüklü mendil hazırlanırmış( Darıözü)
Cumartesi diger köylerden davet edilen misafirlerin gelmesi ile ziyafetler verilir. Cumartesi gecesi gençler meclis toplar. Meclis, kartagasi, ongbey, solbey, küregicibey, yamaklar ve diger davetlilerden olusur. Kartagasi, ongbey ve solbey meclisi idare eder, küregicibey ve yamaklar gelen misafirlerle ilgilenir. Onlara ikramda bulunurlar. Mecliste sabaha kadar eglenilir, ziyafet çekilir, köy kizlarinin süsledikleri horoz yenilir. Sabaha dogru “Kiyev kesesine” (damat cebine) yardim toplanir; toplanan paranin açiklanip damada tesliminden sonra meclis dagilir.(sakarya=tirnaksiz)
Düğünde erkek tarafında meclis kurulur, Meclisi kart aqası, sol bey, ön bey, kapıcı bey, kurekeci bey idare eder, meclise katılanlar aralarında şakalaşır, eğlenirdi. Meclisin uyumunu bozan veya şaka yapılarak suçlanan insanlar, kart aqasının talimatı ile meclis dışına çıkarılır, çıkarılırken tekrar gelerek kendilerini affettirmelerini sağlamak için değerli eşyaları alınırdı (saat, ceket gibi). Meclisten atılan kişi kendini affettirmek için bir sofra hazırlayarak meclisin kapısına gelirdi. Meclise alınmadan önce kapıcı bey, kart aqasına

-kapıda atlı var

diye seslenir, kart aqası da

-dolu mu ? (bir şey getirmiş mi manasında)

diye sorardı. Cevap dolu ise,

-atlasında kelsin

diyerek, suçlu meclise çağırılırdı. Suçlu:

-Kart aqası sol bey, ön bey, kapıcı bey, kurekeci bey, cümle cemaat meclisiniz qayırlı bolsun, menim tapganım, siznin kapganınız

diyerek çeşitli yiyeceklerle süslenmiş getirdiği sofrayı takdim ederdi. Eğer sofrası beğenilmişse kart aqası ve ardından cemaat

-Alla razı bolsun

der, verilen ceza affedilirdi Meclis geç saatlere kadar bu şekilde eğlence ile devam ederdi.(ballikpinar)Kızların önceden horoz şeklinde hazırladıkları süs de (Koraz tellemesi) meclise getirilir ve bahşiş toplanırdı.(ballikpinar)

Tatar düğünlerinde delikanlılar arasında köyde bir meclis kuruluyor, bu mecliste evli ve bekar erkekler ayrı ayrı toplanıyor. Akşam olunca bu kurulan meclisin düğün sofrasının başında toplanıyor, yemeklerini yiyip, içkilerini içtikten sonra, akşam şırak Telleyip, eğleniyorlar.

Bu kurulan mecliste servis yapanlar; kart ağası, kürekiciler ve yamaklar olarak adlandırılıyor. Kart ağası denilen kişi toplanan bu meclisin başıdır kürekicilerin içkiyi dağıtan, kürekicinin doldurduğu içkiyi yamaklar dağıtıyorlar.

Düzenlenen gecede damat için mecliste para toplanıyor, para toplama işinden sonra sofra alınarak düğün evine, yani damadın evine gidiliyor. Sabah erkenden damada bu toplanan para veriliyor. Erken vakitte süslenen şırak Telleme’yi ellerine alıp oynanıyor. İlk oynayanlara düğün sahibi tarafından yemeni bağlanıyor ve para takılıyor.

PAZAR
Pazar günü gelin gelir, tüm cemaate yemek verilirdi. Bu toylarda çınlaşmalar ve güreşler de olurdu(kirec)
güreşler, at yarışları, cirit müsabakaları yapılir(polatyurdu)
Pazar günü büyük toy olur. O gün “cemaat asi” verilir. Cemaat asinda bilis asindan çok farkli bir yiyecek yoktur. Atli çocuk köyün tamamini “cemaat asina” diye bagirarak çagirir. Cemaat asi yendikten sonra, atli çocuk köylüleri “kelin almaga” diye çagirir ve gelin alicilar gelin almaya giderler.(tatlikuyu)
Toyun son günü gelin almak için konvoy halinde yola çıkılır. Kız evine varıldığında kız evi tarafından ağırlanır. Bizlerde her gelinin bir çeyiz sandığı vardır. Gelinin arkadaşı sandık üzerine oturur ve bahşiş almadan kalkmaz. Gelin ailesinden helallil istedikten sonra damatla beraber evden çıkar. Bu arada üstlerine bir kaba doldurulmuş kuruyemiş ve bozuk paralar uğur getirsin diye gelin ve damadın başlarından serpilir. Ballar bunları kapışmak için sabırsızlıkla beklerler. Gelin alındıktan sonra konvoy büyük bir coşkuyla kız evinden hareket eder. Bu arada oyunlar oynanır davullar bir başka çalar. Damat evine az bir mesafe kala caşlar arabanın önünü keser adet üzere sadıçtan arabanın önüne masa kurulmasını ve yitecek getirmesini isterler sadıçta bunu yerine getirir. Davul zurna eşliğinde arabanın önünde oyunlar oynanır. Caşlar sadıçtan istekte bulunur istek yerine geldiğinde masa 4-5 metre ileri alınır ve konvoy biraz hareket eder. Caşların başı toylarımızın olmazsa olmazı TOKUZ ister. Tokuz dokuz parçadan oluşmuş (çorap, mendil, havlu vs.) ve bir yaygı üzerine iliştirilmiştir. Bunu boynuna asar ve oyunlar oynar sadıçtan konvoyun ilerlemesi için bahşiş istenir. Yapılan pazarlıklar sonunda akşamdan tellenen horoz ve alınan bahşişle konvoyun önü açılır. Damat ve gelin eve ulaştığında başlarından yine kuruyemiş ve para serpilir. Bu arada davul zurna sürekli çalar. Artık gelin gelmiş ve düğün sona ermiştir. Misafirler yavaş yavaş dönmeye başlarlar. Damat ve arkadaşları birlikte yatsı namazına giderler. Namaz dönüşü kız tarafı damat ve arkadaşlarına verilmek üzere tepsiyle baklava hazırlamıştır. Damat eve arkadaşları tarafından tekme tokat itilir ve caşlar baklava tepsisiyle kaytar. Böylece toy piter.(gebze)
Pazar günü de köydeki ve davet edilen misafir ve yakınlara cemaat aşının verildiği ve aynı gün gelin alıcının gelir(aksakli)
Pazar günü erkek tarafi gelin almaya konvoylar halinde gider.(tuzlacik)
Kiz tarafinin delikanlilari gelin alicilarin önünü keserler. Onlarin hakki “bir qabirga qolman bir raqi, biraz da paradir. Alacaklarini aldiktan sonra, çok aheste bir sekilde gelin alicilari kiz evine götürürler. (tatlikuyu)
Gelin evden çikarilirken gelinin arkadaslari gelin alicidan hediye, para isterler. Gelini alip gelirken erkek tarafinin delikanlilari yol keserler. Bu sefer damadin erkek kardesine veya yakin akrabasi bir delikanliya gelinin hazirladigi “kiyevlisiniñ toquzin” verirler. Diger delikanlilarin atlarina, motorlarina, binek arabalarina da gene gelinin hazirladigi çevreler baglanir. Bundan sonra delikanlilarin zevkine göre yavas yavas gelin köye getirilir. Dügün evinde davullar esliginde “kelin tüsürme” töreni uygulanir.(tatlikuyu)
Kızı getiren kudalara (dünürlere) de aş verilir.(aksakli)
Toylarda kazanana koç ya da dananın verildiği harman yerinde atlı koşular yapıllr,Toyların 1960’lı yıllara kadar en önemli âdetleri sayılan güreşler, bu güreşlerde İlyas Kara’nın, Şerif Indır’ın “koyan koltuk”, Alaattin Demirkan’ın “Capalak” ve “Ayuv ırgak” ile rakiplerini alt ettiklerini hatırlayanların yaşı elliyi çoktan geçti.(aksakli)
Düğünün son günü olan Pazar günü gelin almaya gidilirdi. Gelin alıcının yolu kız tarafının delikanlıları tarafından kesilir, bu delikanlılara oğlan tarafınca ‘kaburga kolu’ bahşiş olarak verilirdi. Gelin evden ayrılırken, kız tarafının kızları gelinin kapısını açmaz, kapı bastı bahşişi isterlerdi. Gelin alınıp oğlan tarafına götürülürken bu defa gelin arabasının önü oğlan tarafının delikanlılarınca kesilirdi. Bu delikanlılara ‘tokuz’ denilen dokuz parçadan oluşan giysilerle süslenmiş bir bez bahşiş olarak verilirdi. Ayrıca kayın tokuzu da oğlanın erkek kardeşine verilirdi.(ballikpinar)
Gelin damat evine getirilince daha yere basmadan içinde bozuk para dolu olan küp yere atilarak kirilir ve paralar etrafa saçilir. Gelen misafirlere lokum ikram edilir. (tuzlacik)
Çalan davul zurna esliginde oynanarak gelin eve alinir, sonra gürese baslanir. Güres harman yerinde davul zurna esliginde gelen misafirlerle köy delikanlilari arasinda yapilir. Bir sopaya baglanmis kiz tarafinin islemeli mendil ve greplerden olusan hediyeleri ile damadin verdigi kuzu ve bir miktar para güreste galip gelen pehlivana verilecek ödüldür. Güres aksama kadar sürer.(tatlikuyu)
Pazar günü gelin gelir, akşamına da kiyev (damat) kapanırdı. Kız toyu olursa, qudagıy (dünür) olarak erkek tarafına götürülürdü. Delikanlı toyunda akşamına kiyev trasi yaptırılırdı. Toylarda çınlaşma yapılır, kızlar delikanlıların eline kına koyarlardı.(pasakadin)
pazar günü erkek tarafı gelini alıp gider, gelinle beraber gelinin bazı yakınları (yenge, kudalar gibi..)de erkek tarafına giderlerdi. Gelinin karşılanması at ile yapılır; Pazar günü akşamı “konuşma gecesi” diye tabir edilen erkeklerin kendi aralarında yemek yiyerek içki içtikleri eğlenceler tertiplenirdi. Kamil Salgır’ın atları fazla idi ve bu atlar koşum hayvanı olarak da kullanılırdı. Toy tüşken son (yani gelinin erkek tarafına gelmesinden sonra) güreşler yapılır, birinci gelene koç hediye edilirdi. Bu güreşler gençler ve kırcımanlar (evli ve orta yaşlı erkekler) iki ayrı grup teşkil ederek yapılırdı. (karacobanpinar)
Aksam yaslilarla birlikte yatsi namazina giden damat döndükten sonra “kiyev qapama” için toplanirlar, tekbirlerle damadi getirirler. Damat, bahçede herkesle helâllesir, ellerini öper ve böylece toy (dügün) biter.(tatlikuyu)
Pazar günü gelin alıcı düzenlenir. Gelin alıcı gelin evinde gayet kalabalık bir şekilde kızlar darbuka çalması, oynaması şeklinde eğlenceli bir şekilde gerçekleştirilir. Gelin alıcı esnasında kız taraftan “toprak bastı” ismiyle para istenmesi, erkek taraftan da kız taraftan çember, başörtüsü istenip alınması şeklinde hafif çekişmeli eğlenceler adetlerdendir. Ayrıca gelin alıcı esnasında (son zamanlarda kına gecesi akşamı ) 1 adet gelin kızın kayını için, 1 adet de caşlar için tokuz (keten büyük kölek üzerinde kölekle beraber havlu, çorap, çevre, mendil, çember, marama ve 2 adet oyalı işli keseden oluşan toplam dokuz adet malzeme bulunan) erkek tarafınca seçilmişlere kız tarafça bağlanır. Pazar günü gelin alıcı gelinle beraber az sayıda kuda, kudagıy gelir. Akşamına köyün gençleri ve yaşça caş akrabalarla yenilen yemekten sonra açık artırma ile “tokuzlar” hatıra niyetine satılır, alınır ve kiyev (damat) kapanır. Toy böylece sona erer. Bundan sonra 1-2 hafta içinde gelin kız-damat ve erkek taraf yakın akrabalar kız tarafa akşam yemeğine gidilir. Bu bir bakıma kız tarafla tanışma, kaynaşma ziyaretidir.(mesudiye)
Pazar sabahi tüm davetliler dügün evinin bahçesinde toplanir. Çesitli eglencelerden sonra gelin almaya gidilir. Gelini alip gelenleri karsilamaya çikan köy gençlerine “Toquz” baglanir. Gelin dügün evine gelince de yine oyunlar oynanir, eglenceler, güresler yapilir. Yatsi namazindan önce damat trasi mum isiginda yapilir. Mum tutanlara ve berbere çesitli hediyeler verilir. Yatsi namazinin kilinmasindan sonra dügün sona erer.(sakarya=tirnaksiz)

Kına gecesinin ertesi günü gelin alınır ve gelinle birlikte iki yengesi gelirmiş. O sabah “duvaqtaş” töreni yapılırmış. Kız evine gelen yengelerle birlikte duvak açılırken, gelin çeyizinden gelenlere hediye olarak çember verir, yengeler de herkesin başına çemberleri örtermiş. Yaşlı kadınlara ise “tastar” adı verilen başörtüsü verilirmiş. Gelenler de geline hediye olarak para verirmiş.( Darıözü)

Adetlerde özellikle toylarda söylenen şınlardan iki ayrı örnek. Birincisi toya yeni gelen bir misafirin söylediği şın . İkincisi (iki dörtlük) ise gelin gittikten sonra kız yakınlarınca söylenen bir şın:
Erte şıktım, keş kaldım
Aldım bayır,
Keş bolsada aytayım,
Toyun bolsun kayır.

Kırdan şıkkan bir payton,
Telbevi telden
Kıska ayaklı kız bala
Kısmeti elden.

Kız bala degenin
Kapının menteşesi
Tıngırday kalır
Anayın dört köşesi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Paylaşımlar