0 Comments

NOGAY EM ŞAYTANBurın burın zamanda Edil yılgadın boyında birkesek Nogaylar balık ıslap, aslık eğip yaşaganlar.Sol tuvılma ataylardın:”Edil-Yayıktın ağası, Ana Edil – El ağası” – depaytataganı.Bir kart soğan salayatırgan mezgilde:-Bay bir alla, Nogay, soğandı ortay şaşayık, -dep şaytan yanasadı.-Aytkanın bolsın! -deydi Kart.Aytısı tez bolsa da, aylanası hıylı zaman ötedi.Soğan bek on ösedi.-Üstin alasınma, tübin alasınma? – deydi Kart.”Ozgan yıl yogar betin alıp, aldandım” – depoylanıp şaytan, tübin aladı.Kök gürildep, kuyıp yavadı. Şaytan şunkırgatıgıladı. Kart kiyimin şeşip astına salıp oltıradı. Katıyavgan yamgır tez tarkar degenge usap, yamgır teztoktaydı. Tögerekti yamgır suv biylegenin emKarttın üsti kurı ekenin körip, Şaytan:- İya, sen ne sebepten kurı boldın? – deydieceyiplenip. – Meni üyret ol zamanda men sağaelde, künde yok elemet zat berermen.Şaytan Kartka, köz salsafi kırk töbedin argıyağında bolayatırgan zatlar körinetagan kutıkberedi. Kart aytadı, a Şaytan ıynanmaydı. Sondaşaytan karlanıp, yan aşuvına tüyilip uzın tayaktıalıp, Nogayga kıska tayaktı tiyedi, termedetöbelesediler. Şaytanın tayagı şıgarakka kabadı.Nogay Şaytandı tuvgan künine ökindirip, basközinsistirip, suvga bılaktıradı. Sol künnen beriŞaytan yer yüzine ayağın da baspaydı, deydiler.NOGAY VE ŞEYTANÇok çok eski zamanlarda, İdil ırmağının boyundabir kısım Nogay balık tutarak, ekin ekerek yaşı-yorlarmış. Atalarımızın söyleyegeldiği şey “İdil,Yayık’ın ağası; Ana İdil, milletin ağasıdır” şeklindedeğil miydi?Yaşlı biradamın soğan dikip durduğu bir zamanda,”Nogay! Zengin bir Allah, soğanı ortak saçalım”diyerek şeytan usulca yanaşır.İhtiyar, “Söylediğin gibi olsun!” der.Söylemesi kolay ise de soğanın yetişmesi için birhayli zaman geçer. Soğan pek güzel yetişir.İhtiyar, “Üstünü mü alırsın, dibini mi alırsın?” der.Şeytan, “Geçen yıl üst tarafını alıp, aldandım” diyedüşünerek dibini alır.Birden gök gürüldeyip, yağmaya başlar. Şeytan bir çukura girer. Yaşlı adam giysisini soyunup altına koyarak oturur. Hızlı yağan yağmur tez diner dedikleri gibi, yağmur hemen durur. Her tarafın yağmur suyu ile ıslandığı bir zamanda yaşlı adamın üstünün kuru kaldığını gören şeytan şaşırarak:”Hey sen söyle bakalım, böyle nasıl kuru kaldın?Bunu bana da öğret. O zaman ben sana elde-gündeolmayan çok güzel bir şey vereceğim.” der.Şeytan, yaşlı adama, bakılınca kırk tepenin arkatarafında olup biten her şeyi gösteren bir kutu verir.Yaşlı adam bunun üzerine o yağmurda nasıl kurukaldığını anlatır.Fakat şeytan anlatılanlara inanmaz. O zaman şeytan kahırlanıp sinirlenerek, eline uzun bir sopa alır. Nogay’in eline de kısa bir sopa geçer. İkisi çadırın içinde kavga etmeye başlarlar. Şeytanın sopası çadırın tepesine takılır. Nogay, şeytanı doğduğuna pişman ederek, başını gözünü şişirip, suya atar. O günden beri şeytan yeryüzüne ayağını bile basmaz derler.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Paylaşımlar

nogays

THE NOGAYS The self-designationnogai (noghai) derives from the name of one…