0 Comments

DOBRUCA NOGAYLARI HALK GELENEĞİNDE

TABIN 

Yazan : Ghizela Suliteanu (Güzel Sultan?)
Türkçeye çeviren : Eriman TOPBAŞ
1) Ghizela SULITEANU tarafından yazılan ve Turcica (Revue d Eudes Turques). Cilt XII. 1980. sayla: 95 – 111 arasında Fransızca olarak yayınlanan bu makale Bolu Eğitim Yüksek Okulu Öğretim Görevlisi Eriman TOPBAŞ tarafından Türkçeye çevrilmiştir (KIRIM).

Not: Aşağı kargalık ve yukarı kargalık diye çevirilen köyler aşağı bülbül ve yukarı bülbül olmalıdır , birde Ovidiu nun eski ismi KAMALI olarak yazılmış dedeminde köyü olan Ovidiunun eski ismi KANARA olması gerekiyor,

1953 sonbaharında, Ciocİrlia de Sos (Aşağı Kargalık) köyüne mensup Tatar cemaati bünyesinde yapılan musikî ile ilgili ilk folklorik derleme vesilesiyle bulunmuş fakat yayınlanmamış çok sayıda veri arasında, tabın işaretleri sayesinde,halk geleneğinin cok ilginç cephelerinden birini inceleme fırsatı bulduk (1).

Burada. Tatarların Nogay koluna ait (2). sadece insanların hafızasında edilmemiş aynı zamanda mezar taşlarına da çizilmiş çok sayıda delilden biri ele alınıyor. Eğer bu cemaatin Kırım kolunda ileri hayat seviyesini ortaya koyan çok eski musikî ve karcogralik adetler (3) derlenebilirse, Nogay kolunun oymak hayatının eski biçimleriyle münasebeti bulunan bazı geleneksel tezahürlere sahip olduğu görülür.

Bazı musikî folklor türlerinin mevcudiyetine paralel olarak . söz gelişi ünlü “Nogay -beyt”(4) gibi tabın işaretlerinin mevcudiyeti toplumsal düzenlemeye ait bazı arkaik izlerin günümüze kadar gelebildiğini gösterir:

Dobrucada Nogayhan dönemi sonrası ilk nogay kabileleri Orakulı ve Orumbetulı(Ormambet ile aynı olabilir mi?)(Kabayıl bu iki kabileye Osmanlının verdiği isim olabilir mi?)

I. Volga bölgesinde: Kırımı yarımadasının kuzeyindeki geniş Nogay stepinden gelen Nogayların Romanya’daki mevcudiyetlerini ilk defa Dimitri Cantemir haber vermiştir. Cantemir iki Nogay oymağının XVI. asırda buraya geldiğini belirtiyor :
“Soy özelliklerini çok iyi muhafaza eden Orak-UgIılar ve Orumbet – Uglılar (6).

İsmail?, Canessi? ve Cetsan kabileleri

1.1 Bir asırdan daha az bir zaman sonra İsmail – Canessi ve Edisan oymakları ortaya çıkar (7).Yaklaşık bir asırlık yeni bir sıralıktan sonra, bu Nogay oymakları -bunlara daha başkaları da gelip katıldılar.

Bunların bir kısmı Dobruca’ya inmeye başlar ve ilk zamanlar kuzey ve doğu köylerinde konaklarlar. Asrımızın başında, büyük kafileler halinde Türkiye’ye göç etmişlerdir. Buna rağmen nülusları bölgeye kendilerinden sonra gelen Kırım Talarlarına göre azalmamıştır. Günümüzde, yaklaşık 3500 kişi aşağıdaki köylere yerleştirilmişlerdi: Ciorcîrla de Jos (Aşağı Kargalık). Ciorcirlia de Sus (Yukarı Kargalık). Valca Dacilor (Hendek Karasuyu), Valea Neagra, Ovidiu (Kamalı), Murighiol, Vateranu, Poarta AIba (Alakapı), Nicolae Bakescu, Tepeş Voda (Körçeşme). Anılan köylerdeki bu insanlar içinde yaşadıkları cemiyet, kültür ve çağdaş Rumen medeniyetiyle tamamen kaynaşmış bir şekilde hayatlarını sürdürüyorlar.

I. 2. Gelenekler günlük hayata ayak uyduramazlarsa pek tabii olarak kaybolmaya yüz tutarlar;
bizim tam zamanında gündeme getirebildiklerimiz ise Nogayların eski hayatıyla ilgili yeni bilgilerdir.
Sözlü destanlar. Edege -Batır (8) gibi çok eski tarihi efsaneler bize Nogay tarihinin başlangıç ürünleri gibi görünüyorlar. Nogayların bilinen tarihlerinin bir kısmına ilaveler yapıldığında ortaya çıkan tarihler Nogay kolunun ilk devirlerine ait yazılı vesikaların yokluğuna çözüm getirebilirler.

Diğer taraftan, Rus etnograf N. Aristov. Geçen asırda, etnografık masallara, soy dağıtımı verilerine ve tarihi araştırmalarla karışmış soy (gentilice) işaretlerine göre “Büyük Göçebe Topluluğu” na mensup Kuriz-Kazaklarının ve Karakırgızların etnik yapısını incelemiştir (9).

1.3. Dobruca Nogaylannın soy (gentilice) yapısı -günümüzde bunu tabın işaretleri doğruluyor
yardımıyla çok değerli bir delil elde edilmiştir. Bu tabın işaretleri Dimitri Cantemirin Nogay Tatarlarla ilgili tesbitini doğruluyorlar. Anılan tesbite göre. Nogay Tararlar soylarını itina  ile muhafaza etmişlerdir, “Tatarlarda soyluluk verme mevcut olmayıp sadece mirası unvanlar vardır” ve Scytic (Karadeniz’in kuzeyinde Petit Robert 2)’nin tamamında ancak yüz aile sayılabilir. Bu ailelerden Kırımlılar (Kırım kökenli Akerman Tatarları, n.n.),Orak-Uglu (“Orak oğlu” n.n.) ve Orumbet-Uglı(“Orumbet Oğlu”.n.n.) ilk sıraları işgal ederler (10).

Oysa; geleneğe göre. Kırım Tatarları dışında bu Nogay ailelerin her birinin kendine ait bir
soy işareti vardı, bu işaret çok sayıda klana dayalı gerçek bir oymak düzenine ait gerçek bir sistem işaretiydi.

Yedi Nogay kabilesi

1.4. Elde edilen bilgilere göre, Dobruca’ya ilk önce yedi büyük aile veya “oymak”yerleşmiştir.
Aralanndaki farkı belirtmek için kendilerini geçici olarak klan diye adlandırdığımız diğer soy (gentilice) aileler, kollara ayrılma yoluyla bu ailelere mensupturlar. Birinci grupta, henüz yedi “oymak” belirlenebildi:

Cetsan (“Yediler Birliği”),

Cetiskul veya Yetiş Oglı (“Yedi Oğul”),

Cemboylık (“Emba nehri boylarından gelme”),

Orak-Ulı (Orak-Oğlu. “Orak Oğlu”7.

Kitay (“Çin kökenli”).

Kozay(Kosay olabilir mi) ve
Ormambet veya Orumbet-ulı (“Orumbet Oğlu”).
Bu sonuncular, daha sonra kendi bünyelerinden başka soy (gemilice) aileler  çıkarabilmişlerdir.

“Oymak”lann her birine ail klanların yapısı ve “oymak” ile klan arasındaki münasebetler hakkında kesin bilgiler elde etmek maalesef mümkün olmamıştır: Günümüzde. farklılaşmalar muhtelif toplulukların hafızasında kaybolmuştur. Çok nadir olarak karşılaşılabilecek bir tesadüf eseri, bir ihtiyar bize herhangi bir klana ail herhangi bir tabın işaretinin yedi “oymak” tan birine ait olduğunu gösterebildi.

2. Tabın,Nogayların hangi aileye mensup olduklarını ve hangi soydan geldiklerini belirten geometrik bir işarettir, Tatarcada “eğil” anlamına gelir, fakat “yurttaşlık” ve “kutsal saygı” yı da belirtir.
Burada şu akraba kelimelere bir bakalım: tabı(“çizgi”, “sınır” (II)). tabınmak (“ibadet”), tabıntaşı (“mezar taşı'( 12)). tabın kelimesine atasözünde de rastlıyoruz; Tabındın tamgası bulmagan kazakka uğrar (‘Soyunun tabını olmayan kimse dinsizdir”). Görüldüğü gibi tabın sadece işaret anlamına gelmiyor -Nogaylarda işaret anlamına gelen tamga (13) terimi var- aynı zamanda ahlaki eğitimle ilgili belli bir tarihi fonksiyonu ve toplumsal teşkilatlanma biçimini de belirtiyor(14).

2.1. Nogay geleneğinde tamga / tabın (“saygı ve mensubiyet işareti”) mezar taşları üzerinde kullanılıyordu ve topluluk üyelerinin ve evlilik dolayısıyla orada mecburen kalanların kimliğini belirtmeye yarıyordu.
Tabının yazılmamış kanunu, aynı tabına mensup kişilerin tamamını yakın akraba kabul ediyor bu ailelere mensup ölülerin mezarlığın aynı kısmına gömülmesini istiyordu. Bu tip akrabalık bağı yüzünden aynı tabına mensup kimselerin birbirleriyle evlenmeleri yasaktı. Bu durum eski toplumsal düzenlemede dış evlilik müessesesinin olduğunu gösteriyor.

Bazı bilgiler, tabının hemen hemen zamanımıza kadar hayvanları -atlar, koyunlar, sürü hayvanları gibi- işaretlemek üzere kullanıldığını doğruluyorlar(15).

Babanın tabını geçerli

2.2. Tabının intikali ancak babaya ait bir yol, yani babalarının tabınına mensup çocuklar yoluyla gerçekleşebiliyordıı. Kadın dış evlilik yasasını güçlendiren kendi öz tabının, kendi işaretine sahipti. Geçmişle, kadının mezarı kocası ve çocuklarının mezarıyla aynı yerde olmayabilyordu. Genç kız, evlilik sebebiyle erkeğin evine geldiğinden, tabın ilgili yerde kalıyordu ve böylece yeni soy (gentilice) ailelerinin oluşması imkansızlaşıyordu.

Mezarlıklardan akraba bulma

2.3. Aşağı yukarı günümüze kadar muhafaza edilen ve farklı soy (gentilice) aileler arasındaki
bazı kavgalar hatırlandığından, ihtiyarlar Birinci Dünya Savaşı (1918)’ nın hemen akabinde bir nogay yolcunun yabancı bin köyde konaklamasından önce, mezarlığa gittiğini ve mezarlar arasında kendi tabınına mensup kimselerin olup olmadığını öğrenmek için kendi tabının araması olayını unutmamışlardır.

Tabının mevcudiyeti güven ve dostça kabul anlamına geldiğinden, eğer anılan yolcu aradığı tabını bulamaz ise, yorgunluğuna rağmen yoluna devanı etmeyi tercih ederek oradan ayrılırdı.

BABAY VE KADAY?
2.4. Tabına dayalı toplumsal örgütlenme çerçevesinde, soylu (gentilica) gruba mensup en yaşlı üyenin en önemli vazifesi onaya çıkar. Babay (“baba”) diye isimlendirilen bu yaşlı üye. diğer ihtiyarların yardımıyla, bütün oymağın ahlaki ve hukuki yöneticisi olup törelere (16) uyulmasını sağlardı.
Soy (gentilice) (17) klan aile yapısını belirleyen.en küçük bir ailenin babasına kaday (“kardeş”) denirdi. Bu tür toplumsal teşkilatlanmanın Nogayların Dobruca’ya gelmeleri sırasında da mevcut olduğu düşünülebilir.

Bu büyük aileler muhtemelen yaklaşık bir asır önce, farklı soy (gentilice) a mensup ailelerle karışarak parçalanmaya başlamışlardır. Babaerkil hayatın parçalanma sürecine girmesiyle,
belki de islamiyetin doğrudan etkisiyle önceden parçalanmış ve babayın görevi büyük ölçüde
imamlara geçmiştir. Bununla birlikte Türk ve Tatar beyler, köylüler üzerinde çoğu zaman sertlikle, haklar iddia ediyorlar. Yine de halk anlayışında, ihtiyarlar meclisi, resmi vazifeleri olmamasına rağmen, geleneğin yazılmamış kanunlarına dayalı yönetim prestijini günümüze kadar hala koruyordu.

2.5. Toplumsal teşkilatlanmanın bir başka cephesini de klan bünyesindeki aile isimleri oluşturur. Soy isim babadan oğula tabii olarak değiştiğinden (18). soyisim olarak büyük babanın soyismini taşıyan Nogay aile sayısı, asrımızın başına kadar oldukça azalmıştır; bu yüzden, nesiller arası devamlılığı sağlayan temel unsur yalnızca soy (gentilice) tabın işaret birimidir. Bu hadise, klan’ın erkek soyundan gelenlerin sayısına göre muhtelif ailelerde kollara ayrılarak devam etmesinin mümkün olduğunu ve bu ailelerin bütün üyelerinin özel bir işaretle belirlenmiş tek bir ata’ya mensup olduklarını gösterir.

Soy ismi ile hitap

2.6. Çocuklar küçük yaşlarda, büyükler konuşurken (tamga) (19) tabınların isimlerini ve anlamlarını duymaya alıştıklarından tamgaları öğrenmek için özel bir eğitim gerekmiyordu. 74 yaşında ihtiyar bir adamın hatıraları bu anlamda önemlidır: “Altmış yıl önce, bir misafirlikte, bir ihtiyar içeri girdiğinde, içeride bulunan herkese soy ismi ile hitap ederdi: Tokusbay, Bes Alma,  Karakıtay, Komrat……(ilgili tabınlara göre) ve o zaman birer

küçük çocuk olan bizler bu soyisimleri dinler, aklımızda tutardık. Şimdi bütün bunlar kayboldu” (20).


Her Nogayın bir işareti vardı

2.7. Gerçekten de yirmi yıl Öncesinin yetişkinleri ve ihtiyarlan tabınların anlam ve görevleri
hakkında hala birşeyler bilirlerken, bugün bu konularla ilgili hatıralar çoğunluk itibariyle pek net değildirler. Bu durum herşeyden Önce çağdaş kültürün ve medeniyetin geniş ufkunu Tatar cemaatlerine ve bu cemaatleri gün be gün Rumen halkıyla birleştiren zamanımızın sosyo-ekonomik ve kültürel değişimleri sonucunda ortaya çıkmıştır (21).
“Eskiden her Tatar (Nogay n.n.) ‘m bir işareti vardı. Yazı bilinmiyordu. Yalnızca işaret biliniyordu”(22) gibi ifadeler bize tabının ortadan kalkmasının temel sebeplerinden birini gösteriyorlar. Bizimle konuşan pek çok kimse sadece kendi ailelerinin işaretlerini biliyor, diğer ailelere ait işaretleri bilmiyorlar (23).

2.8. Yirmi veya otuz yıldan beri. “evlenme sırasında aile işaretleri artık sorulmuyor” (24). Evlenecek kimselerin ayrı yerlerden gelmeleri, aynı cemaate mensup olmaları halinde ise ihtiyarların “bu kimselerin akraba olmadıklarını, yani aynı tabına sahip olmadıklarını” söylemeleri yeterli oluyor.
Oysa ihtiyarlar çoğu zaman sözkonusu iki ailenin tabın’larını bilmeden, muhtelif hatıralara dayanarak bu belirtme işini yapıyorlar.

Aynı şekilde, üzerinde Nogay mazisinin en önemli delillerinden birisi -beceriksiz bir el tarafından çizilmiş tabın işareti- taşıyan basit, fakat anlamca çok zengin anonim tasların yerini şimdi üzerinde ölenin ismi ve bazen Kurandan bir ayet bulunan abidevi taşlar almaktadır.

3. İncelenen materyal aşağıdaki yörelerden derlenmiştir: Ciocîrlia de Jos (Aşağı Kargalık).
Ciocîrlia de Sus (Yukarı Kargalık) (1953-1974) (25) . Valea Dacilor (Hendek Karasuyu) (1953.1957. 1958), Valea Ncgra (Kara Hendek) ve Ovidiu (Kamalı); bunlara ilave olarak. Poarta Alba (Alakapı). Caraybil ve Murugihol (1958). Murugihol ve Tulcea (1974). Bunlardan başka Dobruca (26) konusunda özellikle Mahmut Enver (Filolog)’in ve Rusya Nogayları (27) hakkında Rus etnograf N. Aristov’un vermiş oldukları bibliografik
bilgileri -şimdiye keder maalesef çok az miktardada bu anketlere ilave edilirler.

Mahmut Enver. Dobruca’da 1960-1962 tarihlerinde gerçekleşen iki göç sırasında. Ciocîrlia de Sus (Yukarı Kargalık). Ciocîrlia dc Jos (Aşağı Kargalık). Valea Dacilor (Hendek Karasuyu). Tepeş Voda (Kör Çeşme). Nicolaie Balcescu ve Veteranu (28) yörelerindeki tabın işaretinin mevcudiyeti hakkında derlenmiş bilgiler veriyor.

N. Aristov ise -çok sık olarak M. Enver’i kaynak gösteriyor- Rusya Nogayları’nda bulu-
nan tabınlarla çok iyi bir kıyaslama malzemesi sunuyor (29).

3.1. Araştırmalarımız sırasında takip edilen metoda gelince, biz sözkonusu toplulukların ihtiyarları tarafından verilen bilgileri toplamanın dışında, mezarlıklarda da aktif araştırmalar yapmaya gayret ettik. Yörede bulunan soy (gentilice) ailelere ait ve üzerine bu ailelerin tabın işareti çizilmiş mezar taşlarının kaybolduğunu müşahade ettik ve bazı mezar taşlarının fotoğraflarını çektik, bu arada bir takım işaretler ortaya çıkarıldı, bu işaretlerin isimleri ve anlamları yöreye mensup birçok kişilerin de yardımıyla incelendi. Mezarlara itina gösterilmemesinden dolayı. Dobruca kalkerinden yapılmış mezar taşlannın aşın derecede yıpranması (30) –bir hayli mezartaşı uzun zamandan beri yıkılmış olduğundan, üzerlerindeki işaretleri yorumlamak oldukça güç oluyor- mezarlıktaki belgeleri çoğu zaman zorlaştırmıştır.

Tabın ne demektir tam anlaşılamadı

3.2.Araştırma yapılan köylerde çok az. sayıda Nogay aileler bulunduğundan ve mevcut ailelere göre tabın işaretinin mevcudiyetini tesbit etmeye, bu vesile ile de geleneğin hala devam edip etmediğini gözlemeye çalıştık. Tartışmalar Dobruca Nogaylarının çok iyi bildiği bir dil olan Rumenceyle sürdürüldü. Bu tanışmalar, tanışma havası daha önceden dostça bir işbirliği içinde hazırlandığından musikiyle ilgili folklorik malzeme derlemesinden sonra gerçekleşti.

Başlangıçla bazı kelimelerin, özellikle de tabın kelimesinin manasını anlamak konusunda bir güçlük vardı ve bu kelime çoğu -zaman yanlış anlaşılmalara sebep olan Rumence “aile” kelimesiyle karşılanıyordu. Diğer taraftan ailelere göre değişebilen veya aile kelimesiyle aynı manaya gelebilen tabınların tarifi meselesi halledilmemiş bir problem olarak ortada duruyor.

Tabın Nogay savaşçılarının kullandığı bölgeyi koruyan bölge yasağı getiren bir semboldü

3-3. Bu adetin kaybolma süreci uzun zaman önce kesilmişe benziyor. Bazı tabın isimleri zaman içinde, söz konusu ailenin son erkek temsilcisinin ölmesiyle birlikle kaybolmuştur. Bu tabii hadise çok genişlemiş bir topluluk için hiçbir tehlike arzetmez. Fakat savaşlarla parçalanmış ve bilhassa son iki asırda nisbeten yaygınlaşmış bulunan bölge değiştirmelerle parçalanmış bir toplulukta tabın sistemi büyük zarar görmüştür. Bu yüzden tabın sistemi sadece tek bir soy (gentilice) aileye mensup kalabalık grupların bir arada oturdukları yerlerde tesbit edilebilmiştir. Oysa Dobruca köylerinde büyük soy (gemilice) ailelerle birlikte, başka soy (gentilice) gövdelere mensup ve başka bir tabına sahip tek kalmış küçük soy (gentilice) ailelerinde yerleştikleri kesin olarak bilinmektedir. Bu andan itibaren tabının drastik ölçüleri zayıflar. Halbuki, eskiden tabın ailevi nogay topluluğun savaşçı birimine ait ve aynı zamanda bölge yasağım gösteren bir semboldü.

3.4. Tabınlann temsilî olarak adlandırılması, bunları kullananların anlayışına göre muhtemelen bazı değişmelere uğramıştır. İlk bakışta geometrik yapıyı andıran soy (gentilice) işaretlerin tamamı başlangıçta muhtemelen çok eski bir yazının sembolleriydiler.Bu yazı cemaatin hafızasında işaretin benzediği muhtelif eşyaları temsil eden bir isim olarak kalabilmiştir. Meselâ şu tabınlar Taraklı (“tarak”), Muaza (“boyunduruk”). Köztamga
(“göz”). v.s.

3.5. Nogay dialektikine de Özel bir ilgi gösterilerek, bant kayıtlarımızdaki eski ve ayırt edici unsurlar ortaya çıkarılmışlardır:

ye yerine ge;(YE yerine CE olması lazım kafkasya nogayları y dobruca nogayları c kullanıyor)

k yerine gırtlaksı q,

û ve o yerine u ve o

g yerine gırtlaksı y.

f yerine p;

oğlu yerine ulı.

Bu elemanları, terimlerin edebî biçimleriyle bibliografyalarla mukayese maksadıyla, gözönündc bulundurmak gerekir. Meselâ, halk dilinde Cetişkul (aynı zamanda Yetişkul) diye adlandırılan “oymak”. Enver Mahmurda “Cetişkul”, Çeti uskul (“yedi köşe”) olarak veya Lepes “Lefes” olarak ortaya çıkmakladır,

3.6. Bütün bu olguları metodolojik sırayla gözönünde bulundurulur ise. ileriki araştırmalar, bazı verilerin eksikliklerini muhtemelen doldurabileceklerdir. Bu eksiklikler şunlardır: Hangi ailelere ait olduğunu tesbit edemediğimiz tabın işaretleri, hangi tabına sahip olduklarını bilmediğimiz bazı ailelere ait soy (gentilice) kimlikin belirlenmesi Daha önceden bilinen olgulara dayanarak, bazı eksiklikleri tamamlayıcı Dobruca(3l) köylerindeki ana “aile’lerin dağılımı ile alakalı olarak birbirine yakın bazı bilgiler edinilebildi.

3.7. Mezar lafları üzerinde bulunan desenler ile sözlü bilgilerin karşılaştırılması, ilk bakışta farklı gibi görünen bazı işaretlerin kimliğini ortaya çıkarmamızı sağladı. Çünkü bazı mezar taşları devrilmişti, bazı mezar taşları üzerinde ise mermer ustası hafif yollu sitil değişikliğine gitmişti, bazen de mezar taşı iyice gömülmüştü ve taş üzerinde bulunan işaretin ancak üst kısmı görülebiliyordu. Bu yüzden, baganali (“dirgen”) tabınında yorumlama problemleri ortaya çıkıyordu.

4. Dobruca’daki tabın işaretlerini takdim etmek için, gerekirse derlenen bilgilerle birlikte ilk önce numaralarına göre sıralayacağız: sonra başka araştırmacıların çalışmalarıyla ortaya çıkan bazı tesbitleri ilave edeceğiz. Derlenmiş bilgileri, bilgiyi verenin hissi yorumlara girişliği sözlü geleneğe bağlı eksikliklere rağmen, düzenleyip eski durumuna getireceğiz; bu durumda anılan bilgiler bir dizi tarihî destanla zenginleşmiş olacaklar.

Tablo l’de muhtelif Nogay ailelere ail 34 adet belirleyici işaret bulduk: aralarından 5 tanesi bir aile ile irtibatlandırılabildi.

Buna karşılık, tabın işaretinin ismi ile soy (gentilice) ailenin ismi arasında bir farklılığın olduğunu gösterdik. Üstelik, tabınların bulunduğu yerler büyük harflerle belirtildi.

4.1. Son olarak şunu da belirtmemiz gerekiyor:
aile isminin olmadığı durumlarda, ismi olmayan aileye -itiyadı olarak- incelenen tamganın ismini verdik.Tamga isminin bulunmadığı yerde ıse, zilyetsahibi aileye ait tabının ismi verildi(32).

     a) Kıtay soy (gentilice) aile. muhtemelen Akkıtay (“Beyaz Çin”). Çin (33) kökenli olup Dobruca Nogaylarmm hafızasında her zaman hatıra olarak bulunmakladır (34). Bu aile tabın olarak Ay işaretine sahiptir, bu işaret halk tabirinde Aytamga (35) (I) adıyla bilinir.

 b)  Karakıtay Aynı kökenden gelen Karakıtay (“Siyah Çin”) soy (gemilice) ailenin tabını ay’ın altındaki yatay bir çizgiyle farklı hale getirilmiştir.

 c) Çagıltay (3) (“Çaylak”) tabını . belki Çaglıtay (“Yağlı tay”)(36) isminden geliyor, ilk iki tabına akraba gibi görünen dikine bir ay olabilen bir işaretle temsil edilir.

 d) Nal tabını (“Atanalı”) (4): İşaretin yalnızca ismini biliyoruz ve ismin aynı şekilde bir soy (gentilice) aileye uyup uymadığını bilmiyoruz.

 e) Mamay tabını (5). Nogay oymağını kuran destanı kahraman Edege-Batır’ın on iki oğlundan birinin isminden geliyor. Bunu Kazak destanında yeniden bulan V.N. Jinnunski’yc göre. bu. Edege’nin atalarından biri. Musa-Kan’ın oğlu ve destanî kahraman Urak’ın erkek kardeşidir.

 f) Orakoglı tabını ((>); halk tabirinde. Orakulı.kökeni Mamay’ın erkek kardeşi olan destanı kahraman Orak Ata’ya atfedilen bir orağı temsil eder.
Daha yukarıda belirttiğimiz gibi, burada destani Nogay tarihindeki oniki oymaktan birisiyle işimiz var (38). Halkın hafızasına göre Atalı Kulı ismi bu işaretle atfediliyor, bu da Orakoğlı “oymak” (gens)inin kurucusu olduğunu bir defa daha teyit ediyor.

 g) Yelişkul veya Yetiş oğlu veya Cetişkul (7) (“Ulaşan Oğul”), veya (“yedinci’oğul”) tabını, tamgası kazayak’ı (“yabani kaz ayağı”) olup, destan, efsane ve masalın kendisine Nogay “soy’unun kurucu aile vazifesi tanıdığı en eski ailelerden birini temsil ediyor gibi görünüyor. Tamga, bize açıklanana göre leyleğin akrabası kabul edilebilen kırkaz (“yabani kaz”) ‘dan geliyor. Leylek ise, Altın Ordu Krallığı idarecilerinden biri. Cengiz Han’ın
varisi ve “Doğu Sibirya” hümkümdarı olan Edege-Batır’ın annesidir (39). Bu bilgiye dayanarak, kırkaz, (kırkaz) halkının efsanelerinde, hikaye ve destanlarında anlatıldığı gibi leylekle değilde yabanî kaz -kadın totem ve efsane kahramanı annesi – ile işimiz olup olmadığı sorulabilir (40).

Geleneğe göre, tarihi efsaneler (41) Yetişoğullarının büyük soy (gentilice) ailesine aittirler. Tıpkı kıpçak (42) kolunun doğuşu gibi : Sarı kıpçak(“Bir ağacın sarı oyuğu”). Kara Kıpçak (“bir ağacın siyah oyuğu “) ve Ak Kıpçak (“Bir ağacın beyaz oyuğu”) Eğer, biri bir ağaç oyuğunda bir erkek çocuğunun doğuşu (43) ve diğeri bir ağaç oyuğunda doğmuş vc bulunmuş bir erkek çocukla ilgili iki destanı gözönünde bulundurursak, (44) bunların Yetiş oğlu ismine muhtemelen sonradan ilave edildiğini tesbit edebiliriz, çünkü bulunan erkek çocuk, her defasında kendisini bulan askerlerin kumandanı tarafından evlat ediniliyor ve tahtın varisi oluyor.
Kazayak tamgası ile bağlantı kurabilmemize rağmen, üç Kıpçak koluna ait tanığa hakkında bilgi toplayamadık.

 h) Turgak tabını (8) (“Duray yeri”) (45) halk arasında balka (“elde şahin tutmak için kullanılan taşımalık”) diye bilinir (46). Bu tabın aynı tamga (işaret) ile birlikte Turgat uruk (“tahılları muhafaza etmek için açılan kuyu”) diye de isimlendirilir.

     i) Beş Alma tabını (“Beş elma”) (9) Turgak tabınına akraba gibi görünüyor, zira onun tamgası Balka tamga sına sadece bir tire işareti “elif’nin ilave edilmesiyle ortaya çıkıyor ve adına da Elipli Balka deniyor. İhtiyarlara göre. Beş Alma kabilesi bugünkü Kırgızistan kökenlidir. Aynı şekilde, Dobruca yakınlarında. Besarabya’nın güneyinde, Moldavya’da da bir Beş Alma köyüne rastlanır(47).

 j) Nayman tabını {10), Ekilipli Balka tamgası ile gösterilmiştir. Turgak ve Beş Alma tabınlarındakini andırır, onlardan Balka işareti üzerine çizilmiş iki paralel çizgi ile ayrılır. Burada Edege-Batır’a adını veren oğuldan gelen büyük nogay soy (gentilice) ailelerinden biri söz konusu ediliyor.
Nayman’ların onikinci asrın sonuna doğru Altay bölgesinde hakimiyet kuran ana kırgız oymaklarından biri olduğunu tarih bize bildiriyor (48).

 k) Kozli-Balka tabını (II) Balka üzerinde Köz (“göz”) tamgası. bize bu oymaktan gelenlerle irtibata geçemeden gösterildi. Araştırma bölgelerinde Köz (Tokuzbay) tamgası kadar Balka tamgası (Türgak tabını) bulundu. Bu ise, bu işaretler arasında münasebetler olduğu kanaatini uyandırabilmektedir.

 I) Elif (Bîr) tabını (12). tamgası yatay Bir çizgiyle temsil ediliyor ve sadece tek bir mezarlıkta bulunuyor. Hatırlananların hepsi bu tamganın kaybolmuş ailelere ait olduğudur.

 m) İkielif (“iki”) tabını (13). tamgası yatay ve birbirine paralel iki çizgidir. Bir önceki elifle aynı duruma sahiptir.

 n) Togıızbay (“Toguz prens” veya “dokuz zengin kardeş”) (abını (14). aslı Edege-Batır’ın “en müthiş oğlu” Tokuz’dan geliyor (49). Tamgası, bilgi verenlerin büyük bir çoğunluğuna göre “göz” (Köz.Tamga / gözdamga)’dür. bir tek bilgi Küneştamga (“Güneş” tamga) ya işaret ediyor (50).

 o) Kozay tabını ile Tokuzbay tamgası’nın kimliğini belirtmek bize ilginç gibi gözüküyor
(15). Yalnızca soyisim vasıtasıyla farklılaşmış aynı aile ile işimiz var gibi, zira bölge farklılığı mevcut. Kozay ailesi Valea Neagra (Kuzey Dobruca) bölgesinde görülür ve diğer taraftan Kozay Tamgası Kuzey Dobruca’da yaşayan ilk büyük soy (gentilice) ailelerde de mevcuttur.

 p) Altı Alma (16) (“Altı elma”) tabını, diğer tamgalarla akraba gibi görünüyor, özellikle de sadece birbirine paralele iki yatay çizgi ile ayrılan Beş-Alma tamgasına. Zaten bu iki tamgaya da aynı mevkide rastlanıyor.

 r) Tongusı (17) (“donmuş birisi”) veya Tuwışı (“doğuş veya dik duruş”) tabını, ailenin tunguz kökenli olduğunu belirtir. Baş kumandan N.M. Spâtarul da Tunguz Tatar’larından bahseder (51). Rus tarihi ile ilgili bir kilapla.Tunguzlar. Evenciler’in bir kolu olarak gösterilirler ve bunun Sibirya halkının “Donmuş biri” hakkındaki açıklaması olması mümkündür.Tongış .nogaylarda ilk doğan erkek bebeği belirtiyordu (53).

 s) Cemboylık (18) (“Emba boylarında oturanlar”)tabını,tamgası Tirsek (“köşe”)olup.bin yıl önce çok sayıda Ccmboylık Tatarlarının bulunduğu Don bölgesi kökenli.büyük bir aileyi işaret eder (54).

 t) Yedisan. Cetişan. Cetşan veya Cettan (19) (“Yedi” veya “Yetmiş, bin”) tabını, tamgası Kayınşı veya Makaz (“makas”) olup. büyük soy (gentilici) ailelerden birin temsil eder. fakat hatırası hafızalardan silinmiştir. Bununla birlikle. Sadım oymağının kökeni, tamgası hatırlanmaksızın bu aileye atfedilir.. Tulça’Iı genç bir nogay hoca (“ulema”), yeni kazılmış bir mezar taşı üzerindeki Kayınşı tamgasının bulunmasını, ölünün mesleğinin tenekecilik veya kilitçilik olduğunu gösteren işaret olarak yorumladı.

 u) Moysa (20) (“boyunduruk”) tamgası ile tabını. Tamga ait olduğu süre ile özdeşleşlirilemedi. Ciocîrlia de Jos (Aşağı Kargalık) mezarlığında, bu aileye ayrılmış kısımda-aile zaten kaybolmuş- bir mezar tası üzerinde, orta çizgisi aşağıya doğru uzatılmış, aynı zamanda Moysa isimli, benzer bir işaret görülebilir. Yanlış bir bilgi, bu işareti, ailenin
mezarlıktaki yeri öbür tarafta olmasına rağmen Bes Alma ailesine atfediyor.

 v) Kantar (21) (“terazi”) tamgası ile tabını, hangi soy (gentilice) aileye ail olduğu tespit edilemedi.

Taraklıya benzeyenler

 y) Taraklı (“tarak”) (22) tamgası ile. yetişoğlu (55) “soy”undan bir klanın muhtemel tabını, bu tabının ismi kaybolmuştur. İhtiyarlara göre. bu işaret, kendilerine Kırım fatihliği atfedilen Nogay’ların askerî asaletini temsil ediyor ve “Ülkenin Efendisi” anlamına da geliyor. Tarak tamgası Tatar kaanlığının bayrağı üzerinde bulunuyordu. Savaşçılar ve onların soyundan gelenler için, bu işaret ölünün aile, tabınına. 23.24.25.26 nolu sekillerdeki örnek-
ler gibi ilave edilirdi. İşaretin, isimlendirilmeden, A.K.Inan’ın kısa bir makalesinde, Kırım Çingenelerinde, Altay halklannda, Kırgızlar ve Nogaylarda totemik bir karektere bürünmüş olarak mevcul olduğu belirulmiştir.(56) Oysa, bu incelemenin başında da açıkça belirttiğimiz gibi. tabına dayalı toplumsal teşkilâtlanma sistemi tamamen dinî muhtevadan yoksundur.

 z) Borkut(27) (“Kartal”) tabını, tamgası Baganalı(“ağaç dirgen”) dir.

4.2. Bu tabın ve tamga soy(gentilice) aileleri ve oymak işaretleri)’ların yanındaki mezarlıklarda, ismi bilinmeyen (29. 30, 31, 32, 33, ve 34 numaralı şekiller) işaretlerle birlikte bazı mezar taşları bulundu. Bunlardan 31 numaralı şekil. Ciocîrlia de Jos (Aşağı Kargalık) mezarlığında, babası Beş Alma tabınına mensup bir erkek çocuğunun mezartaşı üzerinde bulunmuştur: Zaten mezar da bu tabına ait çevrede bulunuyor. Bu tabın. E. Mahmut’un
tablosundaki 40 numaralı tamga ile akrabadır. E.Mahmut bunu Kayınşı tamgası olarak yorumluyor, fakat biz buna incelediğimiz topluluklarda rastlayamadık.Yine Ovidiu (Kalmalı) mezarlığında bulunan irgak(“olta iğnesi”) tamgasınm aynısıdır. (E.Mahmut’un tablosundaki 11 numaralı şekil).

4.3. Tablomuzda gösterılemeyen ve tamgaları bilinmeyen boy aileler de mevcuttur. Araştırılan iki bölgedeki ihtiyarların şahitliği, bunları hesaba katmanın zaruri hale getiriyor ve bize ileriki araştırmalarda bu ailelerin tamgalarını bulmak kalıyor;
bunlar: Kabayl, Şatalorman, Kongrat ve Valea Neagrâ’da Bakansak ve Ciocirlia de Jos (Aşağı
Kargalık)’da Lefes (Lepes).

Kabayl tabınının köylülerin hafızasında, köyün üç kurucu ailesinden (57) ve Dobruca’ya ilk gelenlerden biri (58) olarak kaldığını söyleyebiliriz. Bu soy (gentilice)aile Özbek’lerin oymak yapısında (59). tıpkı Kongrat tabını gibi belirtilmiştir.

4.4. Kime ait olduğu bilinmeyen tamgaların bu ailelere ait olması mümkündür.Ve bu anlamda. Kabayl ailesinin iki kola ayrıldığım bilmek de faydalı olabilir:

Kollardan birisine mensup olan erkekler ve kadınlar burunlarına hızma takarlardı, diğer ko-
lun mensuplarının ise yüzlerinde bir işaret vardı(60). Elif(12) veya İki Elif (13) tamgaları yüze çizilmeye yakın işaretler olarak düşünülebilir.

4.5. Son olarak. E. Mahmut’un tablosunda bulunan bir dişi tamga bizim tablomuzda yoktur. Yazar, bu tamgaları Rusya’daki muhtelif Türk topluluklarında tesbit eden N. Aristov (61) un eserini kaynak gösteriyor; bu işaretlerin Dobruca Nogay’larının hafızasından silinip silinmediği veya Dobruca’ya uğramayan ailelere ait olup olmadıklarını gözlemek gerekir. Zaten bu tamgaların (9. 10. 12. 15. 17. 19.21.32.33, 35.36 ve 41) büyük bir kısmının kendilerinde ismi yoktur. Kas (18). Kosnal (23). Ekilgis (24). Bolotmek (27). Atkus (28).
Kürek (30), Holda (34) ve Kozlik (40) tamgalarıyla ilgili olarak, bunların Dobruca Nogayları’nın tamgacılığında olmadığını kesin bir şekilde söyleyebiliriz.

Enver’in tablosundaki 3, 6. 7. 15. 21. ve 36 numaralı tanımalara gelince, bunlar bizim tablomuzda bulunuyor gibi görünüyor, fakat. 15, 21, ve 36 numaralı tamgalar konusunda, taşların devrilmiş olması mümkündür, bu durumda 15 ve 36 numaralı tamgalar için Taraklı Tamgası ve 21 numaralı tamga için de Nal tamgası sözkonusu edilebilir.

Bu incelemenin amacı. Dobruca bölgesindeki Nogay soy (gentilice) ailelerin yapısı, geçmişteki ve bugünkü oymak işaretleri hakkındaki bilgileri genişletmektir. Bu ailelerin geçmişteki hayatlarının bazı cepheleri, bazı ölmüş kadrolar hakkında yeni nesillerin nefreti de hesaba katılarak, ortaya çıkarılabildi.

DİPNOTLAR

1. Ghizela Suliteaııu. “Iniroducerc in culugerea şi studiera foclorului muzical al Tatarilor Dobrogeni”. Revista de Folclor, cilt IX. no. 6, Bükreş, 1964. s. 545-576.

2. 20.000 nüfuslu Dobruca Tatarları bir dizi antropolojik ve folklorik özellikler çabucak belirlenirler. Günümüzde bunların, çok ağır değişime uğramış çok eski bir oymak hayatının hatıraları oldukları anlaşılmıştır.

3. Ghizela Suliteanu,. “Le N’deme-z. une omcienne coutume de travail collectif choz les Tatars de Dolaroudja”. Turcia, revue d’Etudes Turqııes. cilt IV. 1972. Piri», s. 77 – 102.

4. Ghizela Suliteanu, Folclorul muzical al Talarilor dobrogeni, cap. VII, “Nogaybeyt”. Romanya’lı R.S. Kompozitörler Birliğinde bulunan geniş bir inceleme. Bükreş. 1967: 300 daktilo sayfası ve Kırım ve Nogay kollarında mevcut bütün folklor kategorilerinden 500 adet müzik örneği -Eski dilde “Cır” isimlendirilen bu kategoriler, ferdî olarak özgünleşen Lüs temeline dayalı olarak meydana getirilmiş şarkılar kategorisini oluştururlar.

5. Etnografia Continentelor. 2.cilt. Sip. Tolstov, M.G. Levin ve N.N. Cebeksarov. Çev: Ion Vladutiu. Ed. Stiinticâ. Bükreş.. 1961, s. 50. cilt. II.

6. Dimitri Cantemir, Descrierea Moldoviç, Çev: Gheorghe Adamescu. Edit. “Cartea Româneasca”. Bükreş  ed.III.. s. 20.21.

7. Analel Dobrogei, cilt X. 1929.

8. Batır. “Yiğit” Bkz. Ghizela Suliteanu. “L Epos Shora-Baaır chez les Tatares de Dobroudja”. Ravista de Etnografie şi Folclor.4. 1970. s. 263-289.

9. N. Arisiov, “Altınordu Kuriz-Kazakları’nın ve Kırgızların etnik yapısının, etnojenik anlatımlar ve gentilices dağılımlarla ilgili verilere, mevcut tarihi ve etnolojik araştırmalara dayanarak, aydınlatılması hakkında bir deneme). Jivaia Starina.

10. Demetru. Cantemir, Istorla Imperiului Otoman, çev: Dr. İon Hodosiu. Edit.: Soc. Acad-Roumanie. Bucarcst. 1876. iki Tatar kolu ve XVII. asırdaki bölgelerinin tamamı doğrulanıyor.

11. Sınır farkıyla.

12  Ecdata ait gentilice eşitlik farkıyla.

13. Tabın”ın bir işaret (tamga) ile gösterilmesi bazı karışıklıklara yol açabilir, meselâ “eski gentilices tamga isimleri” ile ilgili Adighe {Edegc, n.n.)lerin süslemesindeki mevcudiyetle alakalı doğrulamada olduğu gibi. Etnografia Continentelor, op, cit ciltII s. 43, veya tamga
(“işaret”) ismine rastladığımız Arısiovda (op. cil.l Arisiov’da tabın ismine rastlamadık.

14. Tabın kelimesi çok seyrek olarak rumencede şu anlamlarla çakışıyor: bir otlaktaki (Tabun) başı boş atların eğilim sistemi, sürü, otlak. Dictionarul explicative al limbii române Edît. Academici ELS. Romane s. 935.

15. Bu işaret daha sonra sahip isminin baş harfleriyle değiştirildi. Kaynak kişi:Gafar Bazaraguy. 73 yaşında, Nurighiol. 6.V.1974. derleyen: G .Suliteanu.

16. Geleneksel kanunlar bazen ihtiyarlar meclisi tarafından yapılır.

17. “İki farklı ailenin aynı soyadı (tabın) almaları İmkansızdır. Her tabın erkek kardeş, kız kardeş. kuzen…ailesidir”. Ilyas Hagi Kadir. 64 yaşında. Ciocîrlia de Sus (Yukarı Kargalıkda ulema. Derleyen: G. Suliteanu. 8.X. [957.

18. Son asıra kadar bu gelenek diğer halklarda ve özellikle de Rumenlerde devam ediyordu,

19. Bu kelime muhtemelen Rumence “tagma”, neo-gree taghma’dan geliyor: “aynı meslek veya toplumsal kesime mensup kişilerin toplamı”. Dictionarul explicativ al limbii romane eplîcativ, op. cit., s. 953.

20. Men akay Zekerya, 74 yaşında, Ovidiu (Kamalı), 1 Mayıs 1958, der: G.Suliıeanu.

21. Son otuz yılda gerçeklesen karma evliliklerle ilgili benzer durumlar biliniyor.

22. Yusuf Alim. 64 yaşında . Valea Dacilor (Hendek Karasuyu). 12X1937. Der: Suliteanu.

23. Abdıııaim Cam bol al, 55 yasında, (ulema), Ciocîrlia de Jos (A§a£ı

Kargalık). 10X1957. Deı G. Sulileamı.

24. Zeidula Nurla. 55 yaşında, (ulema), Ciocîrlia de Sus (Yukarı Kargılık). 8?x?l957. Der; G. Sulitcanu.

25. Ciocirlia de Jos (Asayı Kargalık) Öğretmeni M. Ekeren Mamut’a bu vesileyle, yardımları için teşekkür ediyoruz.

26. Enver Mamut. “Nogaii dohrogeni şi dialektul lor”. Analele Univ, Bucureşti, Sena Ştiinte Soeiale. Filologie an XIII. 1964. s. 319 – 336.

27. N. Arislov. a.g.e.

28. Maalesef her bölgede bulunan tabınları iyice belirtmeksizin.
29. Rusya’da Nogay’ların nüfusu 1959 sayımlarına göre 41.000’dir. Stravropol. Krasnodar. Otonom Çerkeş bölgesi ve Dagıstanda bulunuyorlar. Enver Mamut, a.g.e. holel. s. 319.

30. Nogaylarda ferdi mezarlara özen gösterilmiyor.

31. “Nogay aileleri:

Yedisanşu köylerde: Ovidiu (kamalı). Corbu de Jos (Aşağı Kargalık). Corbu de Sus (Yukarı Kargalık. Dorobantu. Valea Neagral. Mireasal. Mihail Kogalniceanul. Piatra. Cheial. Kokutay.Myrighiol ve Caraybil;

Yetiskul şu köylerde: Nazereca. Valea Senea, Valea Dacilor (Hendek Karasuyu), Poarta Alba (Alakapı), Ciocinlia de (Aşağı Kargalık). Ciocirlia de Sus (Yukarı Kargalık) İzvorul Mare,
ve Veteranu;

Cemboyluk şu köylerde: Dorobant Balcescu. Toquzgul (muhtemelen Dokuzgül) ;

Türklerle karışmış olan Akermanlar şu köklerdeydi: Sarai (Muhtemelen Saray). Vultur. Qartal (muhtemelen Kartal). Rahman (Muhtemelen Rahman.) Dulgher (Muhtemelen Dül-
ger). Pazarlia (Muhtemelen Pazar), fakat Akermanlar şimdi yoklurlar Menakay Zekerya. 74 yaşında, ulema. Der: (G. Suliteanu. Ovidiu (Kamalı), 1. V. 1958.

32.1. Tablonun işaretlerine ait numaralar parantez içindedirler.

33. Başkumandan Nicolaie Milescu-Spâtarul. diğer halklar arasında. Tatarların da 12. asırda Çin’i Kitay olarak isimlendirdiklerini yazıyor. Bkz: Deserierca Chines E.S.P.L.A.. Bucarest, 1958. s. 8.

34. “İhtiyarlar, biz Kitay Tatarları Kitaystan’dan (Çin ülkesi) geldik diyorlardı” — Abdurraim Cambolat. 55 yaşında. Der: G. Suliteanu, Ciorcirlia de Sus (Yukarı Kargalık) V. 1957.

35. Her İşaretin yanında. umumî tabloda tamganın altında numara belirtilecektir.

36. Adlandırma oryantilistlerden Dr. Nedret ve Enver Mamut’un yardımlarıyla gerçekleştirildi, 4 Mart, 1976. Bucarest.

37. Bkz.. M. Jirmunski, (Crlatia epicâ a popoareloı slave şi problemele studieri comparative a eposuluni. Tercüme.I. C. E.D., s. 93). Epiceskoîe tvoreestvo slavianstih i problemi sravnitelnogo izucenia epasa, Moscova, 1958.

38. Tabın geleneğinin tarihi efsaneye daha uygun olması. Orak ve Mamay’ların Edege-batır’ın oğulları olmaları mümkündür, bilhassa Edegenin nogay halkının kurucusu olarak kabul edilmesi göz önünde bulundurulduğunda.

39. Etnografia continentelor, a.g.e. cilt, s. 336.

40. Mesela. V, M. Jirmunski tarafından, Türkçe konuşulan halklarda, takdim edilen destanlarda, a.g.e.

41. “Bir harp sırasında (…..) Yetiskul ailesi Muhammedilere yardım etmiştir ve ozaman “Yeti Oğlu” ismiyle isimlendirilmiştir, Menanay Zekerya. 74 yaşında. Ovidiu [Kamalı). I. V. 1958. Der: G. Suliteanu.

42. Kıpçak kabilesi D. Cantemir tarafından da belirtilmiştir, tıpkı Cengiz Han’ın seferindeki Tatar kabilesi gibi İstoria IMperiului s. 13.

43. “Stepde, çocuğunu doğurmak için hiç bir yeri olmayan kadına Cengiz Han yakında bulunan bir ağaç koğuna giderek doğurmasını söyler. Çocuk ağaç kovuğunda doğar ve Kıpçak adını alır. Onun soyundan da diğer aileler gelirler: Sarı Kıpçak. Kara Kıpçak ve Ak Kıpçak.-Menakay Zekerya, 74 yaşında. Ovidiu (Kamalı). 1958. Der: G.Sulİteanu.

44. “Tatar hanlığının oluşması sırasında. Oğuzlar bütün düşmanlarını öldürüyorlardı. Bir kadın bebeğini bir ağaç kovuğunda sakladı ve bu çocuk Oğuzlar tarafından bulundu.: daha sonra bu çocuğu Oğuzların hanı evlat edindi”. Dr. Enver Mamut. Bucarest, 4 Mart 1976.

45. Nicolaie Milescu “Descrition de la Chine

” adlı eserinde Nauna dökülen Talu nehri boylarında oturan torgak milletinden bahsediyor. Bkz. s. 235. n.S.P.I,.A..Hucarcsi. 1958.

46. “Balka kelimesi Kırgız ve Kazak dillerinde bu anlamda muhafaza ediliyor” Dr. Nedret ve Enver Mamut. 4 Man 1976.

47. Jalpug ırmağının sol kıyısında. 1929’da: 923 kişi. Analele Dobrogci.cilt X. s. 19.

48. Etnografia Continentelor Cilt I. op. Cit., Asia, Cilt I. s. 143 ve Cilt II. s. 335.

49. Yusuf Alim. 64 yaşında. Valea Dacilor (Hendek Karasuyu), der: G.Suliteanu. X.I957.

50. Abduraim Cambolat, 55 yaşında. Ciorcirlia de Jos (Aşağı Kargalık)’da ulema, der.: G. Suliteanu, Ekim 1957.

51. Descrierea Chine:, op. cit.. s. 394 “Onlardan birini yakaladılar (….) o tatar kökenli Tongus olduğunu söyledi”.

52. Istoria URSS, Udit. Carlea Rusa, Burcureşti. 1951. s. 459.

53. “Yağmur dualarında beklenmedik bir şekilde ıslanılabilen”. Ali Nazi Geafer [Cafer], -42 yaşında, der. G. Suliteanu. Bucarest, VII. 1967.

54. Yusuf Alim. 64 yasında. Valea Dacilor (Hendek Karasuyu). Der.G.Suliteanu.X. 1957.

55. Bu gentilice ailenin çok sık olmasından ve Tarak tabının büyük oranda bulunduğu yerlerden dolayı bunu düşünebiliriz.

56. Ahdulkadir İnan. “Damga vc Exogami”. Türk Folklor Araştırmaları. No. 309. Nisan, İstanbul. 1975. s. 7273-7274.

57. “Bu köye önce üç aile geldi: Kabayl. Celsan ve Taskesken” , Cemalettin [çemalettin] Menazi. 45 yaşında, der: G. Suliteanu, Valea Neagra 30. 4. 1958.

58. Zekerya Manakay. 74 yaşında, ibil.

59. Etnografia Continentelor, op. cit.. Cilt. 1. s. 514.

60. İbid.. s. 216.

61. N. Aristov. op. cit.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Paylaşımlar