0 Comments

KANAGATSIZ KOSAYYaşhı körgenin, yaman bergenin aytkanda,yahşidın dosı, yamannın kası köp bolganda, ayağıyaman at tepkende, avızı man iyt kapkanda… Solzamanda öksiz kalgan köse Kosay şöldi kezipkeleyatırgan bolgan. Üş töbedin kasında ol biriytten yavırın kalaktı tartıp alıp dorbasına saladı.Keşke tabagan ol bir yurtka keledi. Kosay konakbolgan üyde kazanga et salınıp tun eken. Olkazanga yavırın kalağın taslaydı.Et pisken son:- Etimdi asapsınız, -deydi Kosay, yalasın yağıp,-betiniz yok, kurı süyekti ekeldiniz.Üy iyesi, konıslarınnan uyalıp, Kosayga toklıberedi. Kosay ketedi em başka yurtta konak bolganüyi de of toklısın sarayga yiberedi. Tün ortasındaKosay toklısın, etin kömip, kanın yeti koydınavızma yagadı. Tan belgisin bergen mezgilde:-Yalgız toklımdı koylarınızga aşatıp, uyalmaysız,-deydi.”Yapalak korsen, atıp al, yamannan basındısatıp al”, -degenge usap, üy iyesi yetti koyın berip,yanlan ataktan basın kutkaradı süytip, ol başkayurtta, yeti koydı berip, öli kız aladı. Son Kosay birHanının toyında öli kızdı tiri kızga, tiri kızdı şalögizge avıstıradı. Ögizge minip, Kosay:Yavırın kalakka toklı,Toklıga-yeti koy, .Yeti koyga – öli kız,Öli kızga – tiri kız,Tiri kızga – şal ögiz, – deydi.Sonnan berberin kanagatsız kösege “AldarKosay” dep el avızında aytıladı.KANAATSİZ KOSAYİyi, gördüğünü; kötü, verdiğini söylediğinde; iyinindostu; kötünün düşmanı çok olduğunda; ayağı kötü at teptiğinde, ağzı ile it kaptığında… O zamanlarda öksüz kalan köse Kosay, bir gün bozkırdan dolanıpgelmekteymiş. O, üç tepenin yanına gelince bir itinağzından kürek kemiğini alarak torbasına koyar. O,akşama doğru bir yurda gelir. Kosay’ın misafir olduğu evde Kazan ‘da et pişirmekteymiş. Kosay, torbasındaki kürek kemiğini de et pişen kazanın içine atar. Et, piştikten sonra, Kosay yalan söyleyerek:”Etimi yemişsiniz. Yüzünüz olmadığı için kuru kemiği getirmişsiniz ” der.Ev sahibi komşularından utanarak, Kosay’a birtoklu verir. Kosay, başka bir yurda daha uğrar. Misafirolduğu evde toklusunu ağıla bırakır. Gecenin ortasında Kosay, toklusunu kesip, etini gömerek, kanını yedi koyunun ağzına sürer. Tan ağarınca:”Bir tek toklumu koyunlarınıza yedirip, utanmazmısınız?” der.”Baykuş görürsen,atıp kurtul. Kötüden, başınısatıp kurtul” sözünün misali, ev sahibi yedi koyununu Kosay’a vererek,bu kötü namdan başını kurtarır. Kosay yine başka bir yurtta misafir olur. Misafir olduğu yerlerde yedi koyunu verip, ölü bir kız alır. Sonra Kosay, Han’ın birinin düğününde ölü kızı diri kıza, diri kızı ihtiyar bir öküzle değiştirir. Kosay, öküze binerek:Kürek kemiğine, toklu,Tokluya yedi koyun,Yedi koyuna ölü kız,Ölü kıza diri kız,Diri kıza ihtiyar öküz, der.O günden bu tarafa halk kanaatsiz köseye “HileciKosay” demektedir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Paylaşımlar